banner181
banner210

Vakıf bürokrasisi bıktırıyor (Özel)

02 Mart 2012 Cuma 11:44
Bu haber 845 kez okundu

On binlerce vakıf arazisi ve gayrimenkulün bulunduğu Türkiye’de bürokratik işlemlerdeki ağırlık, vakıf kurma çalışmalarını aksatıyor. Kaderine terk edilen sayısız eserin vakıflar tarafından işletilmesi eserleri canlandırmak için umut...

Vakıf bürokrasisi bıktırıyor (Özel)
On binlerce vakıf arazisi ve gayrimenkulün bulunduğu Türkiye’de bürokratik işlemlerdeki ağırlık, vakıf kurma çalışmalarını aksatıyor. Kaderine terk edilen sayısız eserin vakıflar tarafından işletilmesi eserleri canlandırmak için umut anlamına geliyor. Ancak vakıf kurmak için ağır işleyen bürokrasi yanında mahkemelerin “görev alanı” karmaşası da vakıf kurmanın önünde engel oluşturuyor.

Ecdat yadigarı birçok eser, vakıfcılık sayesinde kurtarılmış ve bugün bile eğitim ve kültürel amaçlı olarak işlevini sürdürüyor. Günümüzde vakıf kurarak bu gereksinimlerin karşılanması bazı bürokratik işlemlerin yerine getirilmesi anlamına geliyor. Kurulacak vakfın mal varlığı, işleyişi ve mali yapısı gibi konular bu işlemlerin birer parçasını oluşturuyor.

Ancak bu işlemlerin uzun ve dağınık şekilde yapılması hem başvuru yapacak kişiler, hem de vakıf olarak kullanılacak tarihi eserler açısından dezavantaj oluşturuyor. Çünkü işlemlerin çok uzun zaman alması başvuru sahiplerinin vazgeçmesine neden olabiliyor.

Tarihi mirasın bir parçası olan bir eseri kullanmak için ilk iş olarak vakıf kurmak gerekiyor. Ancak bu vakfın kurulabilmesi için çok sayıda merhaleden geçmek gerekiyor. Öncelikle vakıf senedi oluşturulması ve bu senedin noterde tasdik edilmesi gerekiyor. Sonrasında ise bu senedin ilgili birimler tarafından usul ve diğer yönleriyle incelenmesi geliyor. Daha sonra bu senet mahkemeye iletiliyor. Eğer burada da uygun bulunursa mahkeme bu belgeyi tescil edip Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne gönderiyor. Bundan sonraki aşamada genel müdürlük Vakıflar Merkezi Sicil Defteri’ne vakfı kaydediyor. Sonrasında ise vakfın kuruluşu resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giriyor.

Mahkeme safhasında da önemli bir belirsizlik bulunuyor. Daha önce başvurular Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne yapılırken 2011 tarihli kanun ile bu başvurular Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na göre değerlendirilmeye başlandı. Bu süreçte asliye hukuk ile sulh hukuk mahkemeleri arasında “görevsizlik” kararları ile bekleyen başvuruların son adresi Yargıtay oluyor. Yargıtay’ın vereceği karar da uzun zaman alabildiği için başvuru sahipleri vazgeçme noktasına geliyor. Vakıf kurmak için girişimde bulananlar, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tek çatı altıda işlemleri yürütmesinin bürokratik engelleri azaltacağını düşünüyor.
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder