banner181
banner210

12 Eylül'de ‘solcu’, 28 Şubat’ta ‘irticacı’ denilerek işkence gördü

28 Şubat 2012 Salı 15:25
Bu haber 10561 kez okundu

12 Eylül'de 'solcu', 28 Şubat post modern darbe sürecinde ise 'İslamcı' fişlemesiyle gözaltında günlerce işkence gören Samsunlu Metin Sevindik, "İşkencecilerden hukuk önünde yeniden hesap sormak istiyorum. Onun için tam bağımsız sivil...

12 Eylül'de ‘solcu', 28 Şubat'ta ‘irticacı' denilerek işkence gördü
12 Eylül'de 'solcu', 28 Şubat post modern darbe sürecinde ise 'İslamcı' fişlemesiyle gözaltında günlerce işkence gören Samsunlu Metin Sevindik, "İşkencecilerden hukuk önünde yeniden hesap sormak istiyorum. Onun için tam bağımsız sivil anayasa için bütün gücümle çalışacağım." dedi.
Sağlık memuru Metin Sevindik’in hayatını en önemli yıllarını karartan olayların ikisi de darbe dönemine rastlıyor. İlk acı deneyimini 16 yaşındayken 12 Eylül darbesinde yaşadı. Samsun’un Çarşamba ilçesinde garsonluk yaptığı kahvehaneyi kapatıp evine giderken, duvarlara yazı yazan solcu bir grupla polis çatışmasının arasında kalan Sevindik, gözaltına alındı. Karakolda polislerce üstü başı boyanıp iftira ve hakaretlere uğrayan Sevindik, mahkemede kendisini savunmasına rağmen tutuklanarak önce 21 gün, dava bitince de 45 gün Çarşamba Cezaevi’nde hapis yattı.

Hiçbir yasa dışı grup veya siyasi akımın içerisinde yer almayan Sevindik, ikinci acı hatırasını ise 28 Şubat post modern darbesinde yaşadı. O dönemde Çarşamba’daki bir radyoda sağlık programı yapan 3 çocuk babası, ‘İrticacı’ diye fişlenince başına gelmeyen kalmadı. İbda-C terör örgütü mensubu olduğu iddiasıyla 27 Mart 2000 günü sabaha karşı jandarmanın Tekkeköy ilçesi polis lojmanlarındaki dairesine yaptığı baskında gözaltına alınan Sevindik, evinde suç unsuru bulunamamasına rağmen götürüldüğü Çarşamba Jandarma Komutanlığı’nda akıl almaz işkenceler gördü. Aralıksız 5 gün soğuk suyla ıslatılıp hortumla dövülen Sevindik, kafasına sert cisimlerle darbe aldı. Kelepçelendiği sandalye üzerinde küfürlere, dayaklara, ölüm tehditlerine maruz kaldı. Filistin askısına alınan, cinsel organına ve küçük parmağına halka takılarak elektrik verilen, sırtı sert bir cisimle törpülenen, kızgın demirlerle vücudu yakılan ve fayans parçalarıyla ayakları kesilen Sevindik, eşine de aynı işkencelerin yapıldığı söylenerek psikolojik baskıya maruz kaldı. İşkencede şuurunu kaybeden Sevindik'in korkudan da dili tutuldu.

Vücudunun 40 ayrı yerinde ağır işkence yarası bulunmasında karşın Çarşamba Devlet Hastanesi’nde doktor yüzü görmeden sağlam raporuyla muayeneden geçirilen darbe mağduru, Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde de sorgulandı. Samsun Adliyesi’nde avukatı dışarı çıkarılarak yapılan yargılama neticesinde tutuklanıp Ankara 2 Nolu DGM’ye sevk edildi. 12 gün Samsun Cezaevi, 25 gün Çarşamba Cezaevi ve 33 gün de Eskişehir Cezaevi’nde tek hücrede kalan Sevindik, ilk duruşmada da tahliye edildi.

TAHLİYEDEN SONRA RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ’NDE TEDAVİ GÖRDÜ
Gördüğü işkencelerden dolayı zaman ve yer kavramını yitirip şuurunu kaybeden darbe mağduru, tahliye olduktan sonra Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördü. Taburcu olur olmaz işkenceleri yapanların tüm sindirmeye yönelik baskılarına rağmen suç duyurusunda bulundu. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında polis müdürü, polis memuru, il müdürü ve doktorun da bulunduğu işkencecileri tespit edip 3 kez mahkum etti. Ancak sanıklar, Yargıtay 8. Dairesi’nin kararı bozmasıyla beraat etti. Durumunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyan Sevindik, işkencecilerle hukuki mücadeleye sonuna kadar devam edeceğini söylüyor.


"İŞKENCE YAPILMASI EMRİNİ, KAPI KOMŞUM OLAN BAŞ KOMİSERİN VERDİ"

Yaşadıklarının kendisinde kolay kapanmayacak yaralar bıraktığını ifade eden 47 yaşındaki Metin Sevindik, "Beni en çok yaralayan, işkence yapılması emrini, ailece görüştüğüm kapı komşum olan baş komiserin vermesiydi. Neyle yargılandığımı ise DGM’de öğrendim. Çarşamba’da sözde seçim çalışması varmış, o an biri yanıma gelip, çantasında bomba olduğunu ve bunu partilerin birinin kapısına koyalım demiş. Ben de bunu reddedince ‘Sen ne biçim Müslümansın’ diye tepki gösterip bombayı Yeşilırmak’a atmış şeklinde cereyan eden bir iddiayla yargılandım. Ama öyle olay hiç yaşanmadı. Yani kirli örgüt ve derin yapılanmaların yazdığı senaryo ile darbe provası benim üzerimde de yapıldı. Hiçbir terör örgütü ya da ülkemizi bölmeye çalışan odaklarla hiçbir zaman işim olmadı, devletimin aleyhine konuşmadım, bağırmadım çağırmadım, terörist faaliyetlere katılmadım. Halk eğitimde sözleşmeli öğretmen olan eşim, dışarıda başı kapalı diye işten atıldı. O günleri unutamıyorum ama şimdi bunları neden yaşadığımı artık daha iyi anlıyorum." dedi.

    Ergenekon davasıyla derin yapılanmanın açığa çıkmasından büyük sevinç duyduğunun altını çizen Sevindik, "Hükümetimiz derin güçlerin kanalizasyonunu patlattı. Pis kokular geliyor ama en kısa zamanda kanalizasyonun derinine inileceğine inanıyorum. Anayasa değişikliği ise benim için iki kere önem taşıyor. 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önü açılmıştı. Bunu onaylıyor ve sonuna kadar destekliyorum. İki darbe mağduru olduğum için 28 Şubat post modern darbesini yapanlardan ve işkencecilerden hukuk önünde yeniden hesap sormak istiyorum. Onun için tam bağımsız sivil anayasa için bütün gücümle çalışacağım." ifadelerini kullandı.
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder