banner181
banner210

"Kefil oldum diye TSK'dan attılar, darbecileri ise görevde tutuyorlar"

27 Şubat 2012 Pazartesi 15:00
Bu haber 1016 kez okundu

28 Şubat sürecinde bir çok subay, yargı kararı olmaksızın, "eşi başörtülü, namaz kılıyor, birine kefil olmuş" diye basit disiplin suçlarıyla hukuksuzca ordudan atıldı. Bunlardan biri, Hava Başçavuş Servet Kahramaner. Arkadaşına kefil...

28 Şubat sürecinde bir çok subay, yargı kararı olmaksızın, "eşi başörtülü, namaz kılıyor, birine kefil olmuş" diye basit disiplin suçlarıyla hukuksuzca ordudan atıldı. Bunlardan biri, Hava Başçavuş Servet Kahramaner. Arkadaşına kefil olduğu için re'sen emekli edilen Kahramaner, bu süreçte yapılanlara sitem ediyor. Re'sen Emekliler Derneği Başkanı da olan Servet Kahramaner, "En ağır disiplin suçu darbeye teşebbüstür. Biz basit sicil suçundan atıldık, darbeyle yargılananlar görev başında, cezaevinde yatarak maaş alıyor. Darbeciler kıymetli, biz vatan haini miyiz? Kanun niye herkese uygulanmıyor?" dedi.

1984'de İzmir Hava Teknik Okullar Komutanlığı'nı kazanan Kahramaner (47), eğitimin ardından Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda astsubay çavuş olarak göreve başlar. Ama çocukluk hayali olan askerlik post-modern darbe süreciyle tehlikeye girer. Eşi başörtülü olduğu için amirinden uyarı alır. 1998'de kefil olduğu arkadaşı parayı ödeyemeyince icralık olur, 21 gün oda hapsinin ardından disiplin suçu nedeniyle TSK'den re'sen emekli edilir. Bu süreçte yaşatılan sıkıntıları, uygulanan baskıları unutamayan Kahramaner, bunları yapanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını istiyor.

Kahramaner, Malatya'da lojmanda kalmamasına rağmen eşinin başörtüsünü çıkarması konusunda baskı gördüğünü, sicil amirinin (başörtüyü çıkarın) diye ikazda bulunduğunu, meslektaşlarının misafirliğe gelip evde Kur'an-ı Kerim, seccade, duvarlarda dini motif, ayet, hadis asılı olup olmadığını bile rapor ettiğini kaydetti.

    "İÇKİ Mİ DEĞİL Mİ DİYE BARDAKLARI KOKLUYORDU?"

    7. Jet Ana Üs Komutanlığı'nda cuma akşamları düzenlenen çiğköfte partisinde, sicil amirleri, ajan subayların geceye gelenlerin bardaklarında içki olup olmadığını kokladığını anlatan Kahramaner, "Kola içenlere (siz sek mi içiyorsunuz?) derlerdi. Bira içmek zorunda kaldırdık." dedi.

1997'de 20 bin dolar kefil olduğu arkadaşının parayı ödeyememesi üzerine icralık olduğunu, borcun şahsına ait olmadığını ispat etmesine rağmen kabul görmediğini belirten Kahramaner, "21 gün oda hapsi sonunda sicil bozukluğu gerekçesiyle re'sen emekli edildim. Ailem (Borçtan atılır mı? Bir suçun vardır) diye inanmadı." diye konuştu.

Sicili bozuk diye görevine son verildiğinde, sicil notunun 93 olduğunu aktaran Kahramaner, bundan dolayı atılmasına anlam veremediğini vurgulayarak, "Askeri Ceza Kanunu'nun TSK'dan çıkarmayı gerektiren suçlar açıktır. Bunlar hırsızlık, dolandırıcılık, devlet sırlarını satma, yüz kızartıcı suçlardır." diye ifade etti.

Bugün en büyük disiplinsizlik suçu olan darbeyle suçlananların görevlerinin başında olduğunu belirten Kahramaner, şöyle dedi: "Balyoz, Kafes, Ergenekon davalarında darbeye teşebbüs suçlamasıyla yargılanan muvazzaflar da re'sen emekli edilmeli. Bunlar, halkın seçtiği hükümeti yıkmaya teşebbüsle suçlanıyor. Bu, TSK'da en ağır, en büyük disiplin suçudur. Ama bunlar görevlerinin başında. Cezaevinde yatarak maaşlarını alıyor. Bu nasıl hukuk? Askeri kanun; inanan, eşi başörtülü, bir başkasına kefil olan için mi uygulanıyor da darbecilere niye uygulanmıyor? Ülkeyi kaosa sürüklemek, darbe yapmak mı güzel? Yoksa birine iyilik yapmak, ibadet yapmak mı?"


Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder