banner181

Çelik: Toplu İş İlişkileri Kanunu'nda sendikalarla yüzde 90 mutabakata varıldı

19 Ocak 2012 Perşembe 16:01
Bu haber 780 kez okundu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Toplu İş İlişkileri Kanunu ile ilgili olarak; "Burada sendikalarla yüzde 80-90 mutabakata varıldı, kalan bölümlerin de Bakanlar Kurulu'nda ele alınıp TBMM'ye gönderilmesi ve değerlendirilmesi...

Çelik: Toplu İş İlişkileri Kanunu'nda sendikalarla yüzde 90 mutabakata varıldı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Toplu İş İlişkileri Kanunu ile ilgili olarak; "Burada sendikalarla yüzde 80-90 mutabakata varıldı, kalan bölümlerin de Bakanlar Kurulu'nda ele alınıp TBMM'ye gönderilmesi ve değerlendirilmesi adına faaliyetler devam ediyor." dedi.

Bakan Çelik, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'na katıldı. Burada ihracatçı birliklerinin başkanlarına hitap eden Çelik, "2011’de ihracat rekor elde edip 135 milyar dolar seviyesine geldi. Buna mukabil 240 milyar dolara varan ithalat, 75 milyar dolar dış ticaret açığı sorun alanları olarak karşımızda. Şu an bu alanlarla ilgili yatırımların teşviki için gereken yapılıyor." ifadelerini kullandı.

2008 ve 2009'da beliren ekonomik bunalımın ardından istihdamın 4,5 milyon arttığını dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

"Büyümeyi, özel sektörden yana olan iktidar ve dur durak bilmeyen girişimci ruhu getirdi. İhracatçıların sorunlarını aşma adına onlara daha elverişli yatırım ortamı yaratmak bizim sorumluluğumuz. Türkiye olarak ihracatın büyük bölümünü Avrupa'ya yapıyoruz ve 2012'de bu ülkelerde tablonun iyi olmadığını görüyoruz. Bakın, 2012 büyüme tahmini dünya ekonomisinde yüzde 3,6'dan yüzde 2,5'e indirildi. Euro bölgesinde de yüzde 1,8'den yüzde 0,3'e çekildi. Avrupa Birliği’ne ihracatımız fazla, onun için burada olan sorunlardan etkilenmemiz doğal. Bu anlamda ihracatçımız, ellerinden geleni ardına koymayacak, Latin Amerika'dan Afrika'ya kadar dünyayı kolaçan edecektir. Biz de iktidar olarak serbest ticaret anlaşmaları imzalamak ve vizeleri kaldırmak için gerekeni yapacağız.

Çalışma hayatının önünde bulunan önemli tasarılar var. Sosyal güvenlik Türkiye için önemli bir kalem. Bu alanda görülecek iyileşmenin tümden ekonomik yapıyı olumlu etkileyeceğini biliyoruz. Türkiye, sigortacılık mantığı dâhilinde Sosyal Güvenlik Reformu’nu hayata geçirmeliydi, geçirdi de. 2008'de yürürlüğe giren yasanın devamı önemli."



"İNTİBAK YASASI ÜLKE İÇİN ÇOK ÇOK ÖNEMLİ"

Kamuoyunda tartışılan intibak yasasının ardında duran Çelik, "Malum, daha evvel, 3 bin 600 gün prim ödeyenle 9 bin gün prim ödeyen bir emeklinin maaşları aynı seviyedeydi. Bu durum, bize intibak yasasını getirdi. 5510 sayılı yasa hepimiz için çok çok önemli. Sigortacılık mantıgı içinde sistemde ödenen prim, sistemde kalma zamanına göre prim Türkiye için önemli." yorumunu yaptı.

Toplu İş İlişkileri Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'na değinen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, şöyle devam etti:

“Toplu İş İlişkileri Kanunu'na dair 17 aydır diyalog odaklı tavır alıyoruz. Bu minvalde işçi ve işveren sendikaları ile bir araya gelip hangi konularda uzlaşılacağını ya da uzlaşılamayacağını ele aldık. Burada yüzde 80-90 mutabakata varıldı. Kalan bölümlerin de Bakanlar Kurulu'nda ele alınması, TBMM'ye gönderilip değerlendirilmesi adına faaliyetler devam ediyor. Şu an marjinal anlayışların dışında Türkiye'de emek ve sermaye çatışmadan yana değil. Ama ikitdar olarak bu marjinal unsurlardan hareketle yasa yapamayız. Tabii hiçbir olumsuzluk olmayacak bakışını da göz ardı edemeyiz.

Yine İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çok önemli. Dünyada her gün 1 milyon iş kazası meydana geliyor, her gün 6 bin insan hayatını kaybediyor. Bununla Türkiye'de günde 172 iş kazası meydana geliyor. Kuşku yok burada yasal değişiklik yapılması gerekiyor.

Bakın, iş kazaları ile meslek hastalıklarının ülkemize senelik maliyeti 7,5 milyar. İktidar olarak insan odaklı bakışımız var. Onun için iş hayatında aksaklıkları gidermek istiyoruz. Türkiye'de 1 ile 9 eleman istihdam eden firmalarda toplam 3 miyon 200 bin çalışan; 10 ile 49 eleman istihdam eden firmalarda da toplam 3 milyon 600 bin çalışan bulunuyor.

Tasarı ile 1 ile 9 eleman istihdam eden firmalarda çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili giderlerini kamunun yani Sosyal Güvenlik Kurumu'nun karşılamasını amaçlıyoruz. Bu da 200 milyar gibi bir rakama denk geliyor. 10 ile 49 eleman istihdam eden firmalarda da çalışanlara ortak sağlık birimleri hizmet verecek. Ülkede şu an 130 sağlık ve güvenlik birimi var. Bu sayı daha da artacak. Dolayısıyla bunun işverene önemli bir külfeti söz konusu değil. Artık çalışma hayatında iş kazaları ve meslek hastalıklarının tamamını önlemek adına gereken tedbirleri almalıyız. İş yerleri de burada gereken fedakârlığı ortaya koymalıdır."

Sözü kıdem tazminatına getiren Faruk Çelik, "Konuyu işvereni ve firmaları sıkıntıya sokacak bir sorun alanı olmaktan çıkarmalıyız. Kıdem Tazminatı Fonu ise rekabet gücünü zayıflatmayacak, istihdamı artıracak bakış çerçevesinde ele alınmalı. Öte yandan işçinin emeğn sömürülmesi olarak tanımlanan 12-13 saat çalıştırılan işçi anlayışı değil her şeyin kurallarının net şekilde konduğu rekabetin istihdamın paralel yürüdüğü bir değişikliği hayata geçirmeliyiz." dedi.





TİM BAŞKANI: KIDEM TAZMİNATI FONU HAYATA GEÇİRİLSİN

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise Kıdem Tazminatı Fonu’nun bir an evvel hayata geçirilmesini talep etti. Büyükekşi, iş gücü piyasasında esnekliği getirecek yasaların rekabet güçlerini artıracağına işaret ederken, şu temennilerde bulundu:

“Bugün Avrupa’nın en dinamik ülkesi Almanya. Avrupa’nın pek çok ekonomisi sarsılırken kıta Avrupa’sını tek başına Almanya taşıyor. Almanya iş gücü piyasasını esnekleştirdi, rekabet gücünü artırdı. Bizim de iş gücü piyasasını esnekleştirme ihtiyacımız var. Özel istihdam büroları şeklindeki esnek çalışmayı mutlaka yasalaştırmalıyız.

Ülkemizde işverenin çalışan sayısı arttıkça sorumlulukları ve maliyetleri de artıyor. Bizim fazla istihdamı desteklememiz gerekiyor, özendirmemiz gerekiyor. Belli sayıdan fazla istihdam oluşturan firmalara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) priminde bir takım avantajlar getirmeliyiz. "

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu diğeri de Toplu İş İlişkileri Kanunu'na önem verdiklerini belirten TİM Başkanı, bunların işverene çok ciddi maliyetler ve büyük sorunlar getireceğini savundu. Mehmet Büyükekşi, tasarının sakıncalı taraflarını da şöyle sıraladı:

• Tasarı ile, İşkolu Barajı yüzde 10’dan binde 5’e düşürülmektedir. Bu hali ile kabul edildiğinde değişik iş kollarında 100 kişi ile kimilerinde ise bin kişi ile toplu sözleşme yapma hakkı ortaya çıkmaktadır. İş barışını bozacak çok ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır ve 1980 öncesine dönme ihtimali barındırmaktadır.

• Sendikaya üyelik için noter şartı kaldırılmaktadır. E-devlet uygulamasında ise usulsüzlük yapılma olasılı söz konusudur. Güvenlik konusunda ayrıca önleme ihtiyaç vardır.

• Sendika kurucularında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı kaldırılmaktadır. Bu çok tehlikeli durumlara yol açabilir. Başka ülkelerin sendikaları kullanarak içerde huzursuzluk çıkarması mümkün hale geliyor.

• İşletme Toplu İş Sözleşmesi barajı yüzde 50+1 den yüzde 40+1’e indirilmiştir. İş yerinde birden fazla sendika olabilecektir. İşletmelerimizde ciddi bir kaos çıkabilecektir.

• Sendika temsilcileri ve iş ilişkisi devam eden yöneticilere aşırı iş güvencesi getirilmektedir. Adeta emekli oluncaya kadar dokunulmazlık verilmektedir. Getirilen tasarıda işverenin, mahkemece işe iade edilen temsilciyi işe başlatması mecburi hale getirilmiştir. Başlatmaması halinde iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları ödenmeye devam edilecektir.

• Sendikal fesihte işe iade davası açmak İçin 30 İşçi ve 6 Aylık Kıdem şartları aranmayacaktır.

• Sendikal fesihte işveren aleyhine çift tazminat getirilmiştir. Şu an sendikal tazminat nedeniyle iş akdi feshedilen işçi, en az 4 aylık ücreti ve 1 seneden az olmamak üzere sendikal tazminat talep edebilmektedir. Taslaktaki düzenlemede ile işe iade kararı alan işçi, en az 4 aylık ücreti ve en çok 8 aya kadar iş güvencesi tazminatı yanında, buna ek olarak 1 senelik ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminat da talep edilebilecektir. Sendikal tazminat talebi, işçinin başvurusu, işverenin işe başlatıp başlatılmaması şartına bağlanmamıştır. İşçi işe iade davası açmasa bile ayrıca sendikal tazminat talebinde bulunabilecektir.

• Profesyonel sendika yöneticilerinin iş sözleşmeleri askıda kabul edilmiş ve sendika yöneticisi lehine aşırı korumacı bir yapı öngörülmüştür.

Büyükekşi, tasarının bu haliyle çalışma hayatında başarıyı tehlikeye atacağını dile getirdi.

Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder