banner181

Euro'dan en çok istifade eden ülke Almanya değil Avusturya olmuş

11 Ocak 2012 Çarşamba 11:16
Bu haber 706 kez okundu

Avrupa Birliği'nin ortak para birimini kullanan ülkeleri arasında Euro'dan gayrisafi yurtiçi hasılasına kıyasla en çok istifade eden ülkenin sanılanın aksine Almanya değil Avusturya olduğu ortaya çıktı. Euro nedeniyle kaybeden ülke olmazken,...

Euro'dan en çok istifade eden ülke Almanya değil Avusturya olmuş
Avrupa Birliği'nin ortak para birimini kullanan ülkeleri arasında Euro'dan gayrisafi yurtiçi hasılasına kıyasla en çok istifade eden ülkenin sanılanın aksine Almanya değil Avusturya olduğu ortaya çıktı. Euro nedeniyle kaybeden ülke olmazken, ortak paranın gerektirdiği rekabet şartlarına ayak uyduramayan Yunanistan pastadan en küçük dilimi alan ülke oldu.

Euro bölgesinde yer alan AB ülkeleri arasında ortak para biriminin sağladığı refahtan en çok istifade eden ülkenin sanılanın aksine Almanya değil Avusturya olduğu ortaya çıktı. Danışmanlık şirketi McKinsey'in Euro bölgesindeki karşılaştırmaları neticesinde, Almanya'nın Euro'nun getirdiği refahtan istifade ettiği, ancak Avusturya ve Finlandiya'nın gayri safi yurt içi hasılalarına kıyasla ortak paradan daha fazla yararlandığı belirlendi. Bu arada ekonomisi daha güçlü olan ülkelerin elde ettiği yararın da hiçbir şekilde diğer Euro ülkelerinin aleyhine işlemediği görüldü.

McKinsey araştırmasına göre krizdeki Portekiz ve Yunanistan'ın Euro kullanmamaları halinde 2010 yılındaki gayri safi milli hasılalarının beklenenden de düşük çıkacağına dikkat çekildi.

McKinsey'in Almanya masasının şefi Frank Mattern yaptığı açıklamada, “Araştırmamız sadece Almanya'nın kârlı çıkmadığını, diğer ülkelerin de iktisadi güçleri nispetince yerine göre daha karlı bile çıktığını ortaya koyuyor. Bu nedenle Euro'yu savunmak bütün bu ülkelerin çıkarına.” diye konuştu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in stratejisinin, bütün eleştirilere rağmen, doğru yolda olduğunu savunan Mattern, sorunlu ülkelerin daha fazla bütçe disiplini ve yapısal reformlar ile diğer bütün kurtarma senaryolarından daha etkili şekilde borçlarıyla mücadele edebileceğine ve iktisadi büyüme sağlayabileceğine işaret etti. McKinsey'in raporuna göre 2010 yılı itibariyle 17 Euro ülkesinin refahı 332 milyar Euro tutarında arttı. Bu da AB'nin GSYİH'sının yüzde 3,6'sına denk geliyor. Bu rakamın yarısı olan 165 milyar Euro da Almanya'nın hanesine düşüyor ve GSYİH'sının yüzde 6,6'sını karşılıyor. Ancak verilere bakıldığında bahsi geçen meblağdan kendisine 22 milyar Euro pay düşen Avusturya ise GSYİH'sının yüzde 7,8'ini denk düşen bu rakamla Almanya'nın önüne geçmiş görünüyor.

Euro'nun sağladığı avantajlar; artan ticari ilişkiler, düşen faiz maliyetleri ve döviz dalgalanmalarına karşı yapılması gereken sigortalar gibi teknik maliyetlerin ortadan kalkmasından kaynaklanıyor. McKinsey'in banka danışmanlığı departmanının başkanı ve son araştırmanın yazarlarından Eckart Winhagen, “Ortak para biriminden yararlanmayan bir tek Euro ülkesi dahi bulunmuyor. Ortak para birliği güçlünün kazandığı yerde zayıfın kaybettiği bir 'sıfıra sıfır, sıfır elde var sıfır oyunu' değil. Çünkü Euro ülkeleri sadece kendi arasında değil, asıl dünyanın kalanıyla rekabet ediyor.” ifadelerini kullandı.

McKinsey araştırmasında ortaya çıkan en önemli hususlardan biri ise ortak para biriminden her ülkenin ayrı oranda istifade etmekle birlikte, yeni rekabet şartlarına ayak uydurmak için gereken tedbirleri en hızlı şekilde alanların en çok kazananlar arasında yer alması oldu. Yunanistan, rekabet şartlarının gerektirdiği yapısal reformları gerçekleştirmediği için pastadan 172 milyon Euro ile en küçük dilimi alan ülke oldu.
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder