banner181

"Türkiye'nin meşru müdafaa hakkını kullanması Suriye'nin tutumuna bağlı"

25 Haziran 2012 Pazartesi 11:54
Bu haber 707 kez okundu

Prof. Dr. İbrahim Kaya, egemenlik ihlal edilerek bir devlete ait savaş uçağının vuruluyor olmasının uluslararası hukukta silahlı saldırı olarak nitelenebileceğini söyledi. Buna karşı saldırıya uğrayan devletin meşru müdafaa hakkının...

Prof. Dr. İbrahim Kaya, egemenlik ihlal edilerek bir devlete ait savaş uçağının vuruluyor olmasının uluslararası hukukta silahlı saldırı olarak nitelenebileceğini söyledi. Buna karşı saldırıya uğrayan devletin meşru müdafaa hakkının söz konusu olduğunu vurgulayan Kaya, böyle bir ihtimal karşısında Türkiye'nin bu hakkını kullanıp kullanmayacağı yada ne şekilde kullanacağının ise Suriye'nin tutumuna bağlı olacağını ifade etti.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun resmi internet sitesinde Suriye'nin Türk uçağını düşürmesini değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Kaya, üzerinde durulması gereken en önemli hususların uluslararası hava hukukunu ilgilendirdiğini ifade etti. Zaman içerisinde gerek askeri olsun gerek sivil olsun başka devletlerin hava sahasına izinsiz giren birçok uçağın düşürüldüğünü dile getiren Kaya, bazen yanlışlıkla da olsa hava sahası ihlalleri çok sayıda masum insanın hayatının sona ermesine yol açtığını kaydetti.

Tehdit oluşturduğuna dair ciddi gerekçelere dayanan bir kanaat olmadıkça izinsiz giren bir hava aracına saldırıda bulunmanın mümkün olmadığını vurgulayan Kaya, "Lissitzyn'in yorumu hala geçerliğini korur gözükmektedir. Tekrar etmek gerekirse ilk önce uçağa hava sahasının ihlal edildiği bildirilecek ve uygun olduğu şekliyle ya hava sahasını terke yada ilgili devlete inişe davet edilecektir. Ancak tüm bunlara olumlu cevap vermeyen yada saldırı tehlikesi taşıdığına dair ciddi emareler bulunan uçağın düşürülebilmesi mümkün olacaktır." dedi.

Düşen jetin bir saldırı uçağı olmaktan ziyade bir keşif uçağı olduğunu belirten Kaya, uçağın Suriye karasuları üzerinde Suriye hava sahasını ihlal etmesi halinde düşürülmesi ihtimaline karşı olayın oluş şeklinin belirleyici olacağının altını çizdi.

Uçağın Akdeniz üzerinde keşif uçuşu yaparken yanlışlıkla Suriye hava sahasına girmiş olması ve ikazsız düşürülmesinin Suriye devletinin sorumluluğunu gerektirdiğini dile getiren Kaya, şöyle devam etti: "Bu durumda uluslararası hava hukukunun uyarma ve gereksiz zarar vermeme teamül kuralı ihlal edilmiş olacaktır. Böyle bir halde özür, tazminat gibi giderimlere Suriye devletinin yönelmesi beklenebilir. Devlet sorumluluğu dışında başka bir şey bu durumda söz konusu olmaz. Bu durumdan Türkiye'ye karşı silahlı bir saldırı başlatıldığını ve Türkiye’nin buna topyekün meşru müdafaa hakkının doğduğunu değerlendirmek çok zor gözükmektedir. Gerekli ikazın yapılmış olması ve gerçek bir saldırı tehdidinin ortaya çıkmış olması varsayımı Suriye'yi uluslararası hukuka göre sorumlu olmaktan kurtarır. Uçağın uluslararası hava sahasında yada Türk hava sahasında vurulmuş olması ihtimali ise Suriye'nin devlet sorumluluğuna ek olarak, bu ülkenin Türkiye’nin egemenliğini zedelemesi sonucunu da doğurabilecektir. Bu ikinci durum çok daha ağır sonuçlara sebep olabilir. BM Şartı 51. madde tarafından düzenlenmiş bulunan meşru müdafaa hakkının doğabileceği de bu sonuçlardan bir tanesidir. Nitekim egemenlik ihlal edilerek bir devlete ait savaş uçağının vuruluyor olması uluslararası hukukta silahlı saldırı olarak nitelenebilir. Buna karşı saldırıya uğrayan devletin meşru müdafaa hakkı söz konusudur. Böyle bir ihtimal karşısında Türkiye'nin bu hakkını kullanıp kullanmayacağı yada ne şekilde kullanacağı Suriye'nin tutumuna bağlı olacaktır."
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder