banner197

Konutta 'DEWA' çözümü...

05 Ocak 2012 Perşembe 21:00
Bu haber 16846 kez okundu

Almanya’da gerek Türkleri gerekse de Almanları ev sahibi yaparak adından sıklıkla söz ettiren Dewa şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Çakıroğlu , Ekovitrin Yayın Kurulu Üyesi Şeref Özata’nın sorularını cevaplandırdı.

Almanya’da başarıyı yakalayan genç girişimcilerden birisiniz. Almanya’da bankalarda da faaliyet gösterdiniz bir süre. Siz insanları ev sahibi yapan sistemi kurdunuz. Güner Çakıroğlu kimdir, tanıyabilir miyiz?
Karadenizliyim, 1979’un sonlarında Türkiye’deki hızlı gelişimin ardından Almanya’ya Almanca öğrenmek için geldim. 1980’in sonunda tam olarak Almanya’ya yerleştik. Çünkü dil öğrendikten sonra geri gittim ama oradaki durum pek geçerli olmadığı için Almanya’ya geri döndüm. Bahsettiğiniz gibi bir Alman bankasında 18-20 yıl görevde bulundum. Bunun yanında bir Türk bankasında 4 yıla kadar yakın bir zamanda görev yaptım. Bu arada yapacağımız işin hem Almanya, hem Türkiye ayağı olacağını düşündüğüm için ne olursa olsun iki toplumun birleştiği noktada iş yapmayı düşündüğüm için her iki tarafta da finans konusunda güzel bir eğitim aldım. Daha sonra 2004 yılında Almanya’da ekonominin hızlı gelişmesinden dolayı, insanlar da buraya çok geldiler. Daha sonra işsizliğin artması, ekonomik krizlerin çoğalmasını gördük. Bu iki durumda da ilk etkilenen Türkler oldu. Biz de firma olarak bu kötü durumlarda vatandaşlarımızın yanında bulunmayı ilke edindik.

 Dewa kurulmadan önce ev sahibi olamayan insanları ev sahibi yapabilmek için finansal anlamda hedefiniz oldu. Bu işe ne zaman başladınız?
Bankacılıktan geldiğim için biliyorum, kredi almak için burada ‘schufa’ denilen bir olay var. Oradaki sayının çok artmasıyla negatif schufalıların bu pazarda ne yapabiliriz diye bir düşüncemiz gelişti. Bununla birlikte Alman Bankalar Birliği’ne müracaat ettik. Buradaki fonlardan, Alman hükümetinin öncelikli firmalar programlı olan bir kurum kurduk. Bu kurumu da Dewa adı ile kurduk. Dewa, 1995 yılında kurulmuş. Ekonomi üzerine dayanıklı evler yapan bir geinschaft ortamı kurmuşlar. Biz de onlardan aldık ve bizim insanlarımıza uyumlu bir şekilde uyarladık. 2005 yılında piyasada çok büyük bir ev alma talebi başladı, biz de ondan yararlandık. O zaman bize kayıt olan herkes ev almasa bile aygemsulag alıyordu. Bunu da iyi bir şekilde değerlendirdik. Daha sonra bu yasanın kalkmasıyla biz iyi bir pozisyon yakalamış olduk Almanya’da.

NEREDEN NEREYE?

Türkler yoğun bir şekilde göçün 50. yılını kutluyorlar. Siz de 30 yılı aştınız. Almanya’da Türkler nereden nereye geldiler bir değerlendirir misiniz?
Köln’de babam Ford’da çalışıyordu. Babamın yanına geldiğim zaman ev bulamadığımız için babamın yanında Heim’da yatardım. Gece babamı işe gönderirdim. Ben olduğum sürece babam gece çalıştı. O zaman bir de çok sevindi gece zammını bilmiyormuş. Maaşı iyi de yükseldi. Vatandaşımız iyi bir ev bulamıyordu. O günlerden, o zamanlardan hayal ettiğim evleri şimdi pazarlık yapıyorum ne kadar ucuza alabilirim diye. En azından kendimiz için ne kadar geliştiğimizi görüyoruz. O zamanlar bir kiralık ev almak için bile 15 bin marka yakın gideriniz olurdu. Sadece imzalamak için. İnsanlarımız da bilmediği ciddi derecede para kaybettiler bu olaydan dolayı. Ama şuan insanlarımız çalışmasa bile biz ev alma imkanı sağlıyoruz. Ne kadar bir gelişme oldu gerisini siz düşünün.

PROGRAMIMIZ 3 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR

Türkler Almanya’da yaşamalarına rağmen eskiden İstanbul’dan İzmir’den ev almak isterlerdi, ama şuan bu durum değişti. Artık Almanya’da ev sahibi olabiliyorlar. Tam bu sırada devreye siz giriyorsunuz. Sistem nasıl çalışıyor? İnsanların sizden ev almaları için birtakım şartlar koyuyorsunuz. Anlatır mısınız neler gerekiyor?
Bizim programımız için 3 tane bölüm var. Bunlardan ilki çalışıp maaşı yetmeyen, ikincisi ev almış ama herhangi bir nedenden dolayı ödeyemiyor evi elinden alınıyor, onların evlerini kurtarıyoruz. Üçüncüsü ise hiç çalışmayan sosyal yardım alan insanlara ev alıyoruz.

20 YIL SONRASININ HESABI YAPILIYOR

Sosyal yardım alıp ev almak isteyenlere alman hükümeti bir şey demiyor mu? Yani görmezden mi geliyor?
Almanya’da şöyle bir algı var: Sosyal yardım alıp ev sahibi yaparsam insanları, 20 yıl sonra benden kira yardımı almayacak diye düşünülüyor. 20 yıl sonrasının hesabı yapılıyor. Onun da karı var. Almanya’da küçük bir yasa var: Emeklilik yasası. 5 Avro ödeyin diyor ama 1500 Avro veriyor sizin kasanıza.

EV ALMAK İÇİN DEWALI OLMAK YETİYOR

Almanya’da Türklerin bulunduğu her yerde Dewa var. Kritik lokasyonlarda Türkleri Dewa, ev sahibi yapıyor. Dewa’nın ev alamadığı nadir bölgeler var. Dewa, insanları yerleşim yerleri ve bölgelerdeki konut fiyatlarına göre ciddi avantajlarla ev sahibi yapabiliyior. Sizin sisteminiz insanları nasıl ev sahibi yapıyor?
Bizim sistemimize göre; ben Almanya’da oturuyorum ev alma hayali kurmama gerek yok, Dewalı olmam yetiyor. Çünkü Dewa’dan kesinlikle bize müracaat eden herkes ev alma hakkına sahip oluyor. Almanya’da bauhsparkass adlı kasalar var. eskiden vatandaşlarımız aldıkları parayı oraya yönlendirebiliyorlardı şimdi bize de yönlendirebiliyorlar. Çünkü biz de devletin bir kurumuyuz ve bankalar birliğine bağlı bir firmayız. Onun için bizim de o hakkımız var. Eğer kişi çalışıyorsa 39 Avro’sunu iş yeri, 39 Avro’sunu kendisi ödüyor. Ama çalışmıyor ve işsizse 50 Avro biriktirebiliyor. Sosyal yardım alıyorsa 40 Avro biriktirebilir. Hiç ev almasa bile 8 sene sonra biriken parasını başka bir şey için kullanabilir. Bu çok önemli. Sosyal yardım alanların bile 7bin 500 Avro’luk araba kullanma hakları var. Onun için sosyal yardımdasınız diye hiçbir şey yapamayacak değilsiniz. Bir 50 sene sonra kimin başbakan olacağını kimse bilemez.

Dewa’ya insanlar gelip yazılıyor mu? Üyelik mi var?
Üyelik demeyelim. Almanya’da hesabı olan; ‘bankada mevduatım var’ der. Param var demez. Bunun en güzel örneği de parası olanlara bizim gibi, bir birikim yapıyor o da bir birikim programı olduğu için üyelik denilemez.

Bankalarda da bu sistem varsa insanlar böyle bir şey için neden size para yatırsınlar?
Almanya’da büyük kurumlar var. Oralarda kiracı bile olmak isterseniz para yatırmak zorundasınız. Çünkü hiçbir zaman banka kaynağıyla dönmüyorlar. Bunlar kendi birikimiyle yapabiliyor artı devlet onun değerinde prim vererek biz onlara destek oluyoruz. Ev isteyenlere ev alıyoruz böylelikle…

Türkler Almanya’da belli noktalarda yoğunlaşmadılar. Her yerde varlar. İletişimi nasıl sağlıyorsunuz?
Almanya’da Türk’lerin bulunduğu her yerde Dewa var. Bizde sınır yok. Balans bölgelerde Northwein Westfhalen’den ev alıyoruz, Stutgart’ın çevresinden alıyoruz. Bizim ev almadığımız nadir bölgeler var. Mesela Munih tarafındaki ve Frankfurt bölgesindeki evler çok pahalı.  Kısacası insanlarımızın yerleşim yerleri ve bölgelerdeki konut fiyatlarına göre çok ciddi avantajlar sağlayabiliyoruz.

Sizden ev alanlar çok karlı. Sizden ev alırlarsa 20 sene sonra ev sahibi oluyorlar diyebiliriz değil mi?
Aynı daire, aynı katta olduğu zaman belki biraz pahalı oluyoruz ama 20 sene hiç kira artırmıyoruz. Biz metrekarenin bir de evin alış fiyatından bir fiyat koyuyoruz. Onun da bir çizelgesi var onun dışına çıkmıyoruz. Vatandaş bilsin benim neyim var, neyim yok diye evlerimizde kesinlikle kira artırmıyoruz.

Burada güven konusu da son derece önemli. 20 senelik uzun bir vadeden bahsediyoruz. İnsanlar size neden güvensinler? 
Bu tarz firmalardan en başarılısı biziz. Bu konuyla ilgili ödül bile aldık. Almanya’da finans.UMP polisten ve her şeyden üstün bir kurumdur algısı bulunuyor. Almanya finans.UMP’ı 70-78 Avro yatıran bir anne babaya 2005 yılından bu zamana koskoca Dewa’yı tanıdığı için devlet vatandaşa para veriyor. Kişi, bize 900 Avro öderse hem devlet para veriyor ona, hem de bizde parası birikiyor. 1800 Avro karlı oluyor. Finans.UMP bile bize güvendiği için devletin primini vatandaşa veriyor. Bu konuyla ilgili denetmen kurumlar da bulunuyor. Bu denetmen kurumlar dosyalarımızı, evraklarımızı inceliyorlar. Bu kurumların bizleri incelemesi de güvencenin çok çok ötesinde bir katkı sağlıyor vatandaşa.

Bundan yıllar önce ev almak konusunda Türk vatandaşlarımızın Almanya’da çokça canı yandı. Ama artık Dewa olarak siz yol gösteriyorsunuz. Vatandaşlarımızı ev sahibi yaparken de ücretsiz danışmanlık yapıyorsunuz. Bu konu hakkında neler demek istersiniz?
Vatandaşlarımızın daha rahat etmesi ve kendilerini güvencede hissetmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Biz burada sadece Türkler’e değil Almanlar’a da ev satıyoruz. Üstelik burada Türk lobiciliğini de geliştiriyoruz. Kişinin bir hastası dahi olsa bilgi akışını sağlıyoruz. Biz, burada kimlik ayrımı yapmaksızın herkese en iyi ve en güvenilir şekilde ev satışı gerçekleştiriyoruz.

2012’DE BERLİN’DE DE OLACAĞIZ

Dewa nerelerde etkin?
Almanya’nın 3 bölgesinde şuan bürolarımız var. Bu bölgelerimizin haricinde Berlin’i de düşünüyoruz. Çünkü Berlin’den biraz kaçış yaptık. Yüksek paralarla hesaplar dönecekse genelde Stutgart’ta yapıyoruz. Bunun dışında Köln’de de ofisimiz var. 20’ye yakın arkadaşımız Stutgart’ta görev yapıyor. Manheim’da yeni bir yer açtık. 2012 hedefimiz çerçevesinde Berlin’de büyük yapılanmaya gitmek istiyoruz. Berlin’de ucuz bir pazar var ama ekstra masraflar çok pahalı. Kiranın dışındaki giderler çok pahalı. Bizdeki görev şu: Vatandaşı kendinden çok düşünmelisiniz.

YÜZLERCE EV VERDİK

Dewa’dan bugüne kadar kaç kişi ev aldı?
Yüzlerce ev verdik. Geçende bir yere katıldık orada aldığımız övgüler bizi çok gururlandırdı. Almnayanın kısa zamanda başarı kazanan gen hoşaftı dediler. Ödül aldık. Bir yıl içinde üye olanları ev sahibi yaptığımızdan kurumun içinde başarı ödülü olarak vermiş olduğu bir ödül. Denetleme kurumu...

 Kısa zamanda herhangi bir para almadan ev sahibi de yaptınız ve hatta bunun için ödül de aldınız, umarım devam eder. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Benim her zaman yükselmek gibi bir isteğim var. Umarım daha da iyileri olur. Umarım daha güzel, daha farklı ve daha çok bu şekilde ev verebiliriz.

Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder