banner181

banner197
banner208

Mircea Lucescu: Türkiye’de başkanlar her zaman bir numara olmak istiyor

02 Ocak 2012 Pazartesi 14:32
Bu haber 667 kez okundu

Türkiye'de adını Galatasaray ile duyuran ve hem Süper Lig'de hem de Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği başarılarla takdir toplayan Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, teklif gelirse Türkiye'ye dönebileceğini söyledi. 2004 yılından beri...

Mircea Lucescu: Türkiye'de başkanlar her zaman bir numara olmak istiyor
Türkiye'de adını Galatasaray ile duyuran ve hem Süper Lig'de hem de Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği başarılarla takdir toplayan Rumen teknik direktör Mircea Lucescu, teklif gelirse Türkiye'ye dönebileceğini söyledi.
2004 yılından beri görev yaptığı Ukrayna ekibi Shaktar Donetsk’i de başarıdan başarıya koşturan tecrübeli teknik adam Samanyolu Haber Tv’de her pazar yayınlanan “Futbolun Aynası” programına verdiği özel röportajda, ''Türkiye’de başkanlar her zaman bir numara olmak istiyor.'' dedi.
Türkiye'de hem Galatasaray'ı hem de görev yaptığı Beşiktaş'ı 100. yılında şampiyon yapan Mircea Lucescu, Futbolun Aynası programında Oğuzhan Özbek'e yaptığı açıklamada, ''İstanbul’dan teklif gelirse düşünürüm.'' diyerek şu ifadeleri kullandı:
''Artık yaşım ilerledi, emekli olmayı düşünmeliyim, ama yine de kesin olarak hayır diyemem. 70 yaşından sonra antrenörlüğe devam edenleri gördüm. İstanbul’u çok seviyorum. Her zaman gidiyorum, orada kendimi çok iyi hissediyorum. Güzel sonuçlar aldım orada. Ama şansızlıktır ki başkanlarla iyi bir ilişki kuramadım.''
Türkiye'de yaşadığı dönemde kulüp başkanlarıyla iyi diyalog kuramadığını da belirten Rumen teknik adam, ''Türkiye’de başkanlar her zaman bir numara olmak istiyor. Takım değil, sonuçlar değil, antrenör değil, hep kendileri ön planda olmak istiyor ve bu da çok zor. Diğerleriyle güzel ilişkilerim vardı. Problem, antrenörü anlamamalarında ve isteklerini dinlememelerinde yatıyor.'' diyerek, şöyle devam etti:
''Taraftarlar kendilerini çok önemli görsün diye bütün transferler başkanlar tarafından yapılıyor ve bu her zaman güzel bir şey değil. Geçen yıl Galatasaray’ın yaşadığı tecrübe korkunçtu. Bir çok futbolcu transfer ettiler. Bu yıl değil ondan önceki sene. Ve hatta Beşiktaş'ta aynısını yaptı. Burada önemli olan çok tanınmış futbolcuları getirmek değildir, önemli olan onlarla birlikte çalışmaktır. Avrupa kupalarında ilerlemek önemlidir. Başkanlar Türkiye'de şampiyon olmaya çok yoğunlaşıyorlar. Ama önemli olan Avrupa’da başarılı sonuçlar almaktır. Ligde başarılı olmak Avrupa'da mücadele etme hakkını kazanmak, orada olmak için önemlidir.''

LİGDE ŞAMPİYON OLMAK SADECE AVRUPA İÇİN ÖNEMLİDİR
Mircea Lucescu, lokal ligdeki başarının sadece Avrupa'ya gitmek orada mücadele etmek için önemli olduğuna önemle vurgu yaparken, ''Ligde şampiyon olmak sadece Avrupa'da olabilmek için önemlidir. Avrupa kupalarındaki mücadele çok zor, ama size imaj, popülarite, çok para, dolu bir stadyum, bir çok taraftar, reklam, sponsor kazandırır. Bu yüzden Avrupa, kendi liginizden çok daha önemlidir.'' diye konuştu.
Lucescu, Türkiye'de 3 Temmuz 2011 gününden beri konuşulan şike olayları hakkında yorum yapmak istemediğini de belirterek, ''Şike olayları hakkında konuşmak istemem. Orada olmam ve durumu tam olarak bilmem gerekir. Geriye dönmek istemiyorum, benim prensibim geleceğe bakmaktır.'' dedi.

TÜRK FUTBOLCUSU KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRMELİ
Türkiye'deki futbol ve futbolcu mantalitesine de değinen Lucescu, ''Türkiye’den bir futbolcu transfer etmiştim. Tolga. Ama buraya uyum sağlamakta, dil öğrenmekte, hislerini, isteklerini anlatmakta sıkıntı yaşadı. Ve geri dönmek istediğini söyledi, ben de izin verdim çünkü onu çok iyi anlamıştım.'' diyerek, şöyle devam etti:
''Türk futbolcuları çok yetenekli, ancak kültürlerini geliştirmeleri gerekiyor. Dil öğrenmeleri gerekiyor. Almanya’da doğmuş Türklerden değil, Türkiye’de yetişenlerden bahsediyorum. Bu onlar için çok önemli. Yurt dışında oynamış başka Türk futbolcular var, çok azı başarılı olabildi. Emre, Nihat gibi. Diğerleri geri döndü ve Arda’yı da göreceğiz.
Yetenek önemli ama başka şeylerden sonra geliyor. İnsanların kişiliğinin oluşması ve güzel davranış, eğitim olmadan imkansız. Bugün en üst düzeydeki bir futbolcu 4 - 5 dil konuşmalı. Medyayı iyi takip etmeli, tartışmalı, birbirlerine anlatmalı, analiz yapmalı. İşte bu yeni bir tip futbolcu meydana getirir. Ve bu seviyeye varmış bir futbolcu harika bir futbolcudur.''

EN BÜYÜK HAYALİM, OĞLUMUN ÜÇ BÜYÜKLERDEN BİRİNİ ÇALIŞTIRMASI
Tecrübeli teknik adam, kendisi gibi teknik direktörlük yapan oğlu Razvan Lucescu'nun da Türkiye çalışmasını isteyen baba Lucescu, şunları söyledi:
''Oğlumun güzel bir kariyeri olacak, futbolcularıyla ilişkileri çok güzel. Farklı bir karaktere sahip. Bosna’ya 3 - 0 yenildikleri maç sonrası bırakmaya karar verdi. Etraftan gelen eleştirileri göz önüne aldı. Romanya Futbol Federasyonu'nun burada aldığı karar yanlıştı. Umarım Avrupa liginde güzel sonuçlar alır. Ondan sonra göreceğiz. Benim rüyam bir gün İstanbul’da büyük bir takım çalıştırması. Benim için çok güzel ve çok önemli bir dönem yaşadı.''
Eski futbolcusu Hagi ile ilgili soruyu da cevaplayan Lucescu, ''Hagi futbol oynadığı gibi antrenör olacağını düşündü. Hagi için durum çok zordu çünkü insanlar futbol oynadığı gibi antrenörlük yapacağını düşündü. Ve bu çok zordu ve bu ikisini birbirinden tam olarak ayırmayı başaramadı. Antrenörlükle futbolculuk birbirinden çok farklı şeylerdir. Umarım yaşananlar onun için tecrübe olmuştur ve futbola daha olgun ve başarılı döner.'' dedi.

    DONETSK’DE ÇOK MUTLUYUM…
    Tecrübeli teknik adam 7 senedir görev yaptığı Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk'te mutlu olduğunu da belirterek, ''Buraya önce 1-2 yıllığına geldim diyordum sonra kaldım. Çünkü Shakhtar profesyonel bir antrenörün ihtiyacı olan her şeyi karşılıyor.'' dedi.
    Shakhtar Donetsk'in hem kulüp olarak hem de şehir olarak çalışmak için harika bir yer olduğunu da belirten Lucescu, ''Başkan, dünyanın en iyi statlarından birini inşa ettirdi. Avrupa’da başarılı olmamızı istiyor. Bu süre içinde çok başarılı sonuçlar aldık. Dinamo Kiev ve Dinyeper’i geçip Ukrayna’da bir numara olduk. Bu da bana çok iyi şartlarda çalışma imkanı sağladıkları için oldu. Burada olmaktan çok mutluyum.'' diyerek, şunları söyledi:
    ''Burada ki ilk hedefim kazanmaya ve iyi sonuçlar almaya devam etmek. İkinci hedefimse genç futbolcuları eğitmek, bunu çok seviyorum. Ve bir gün takımımın Şampiyonlar Ligi'nde final oynadığını görmek istiyorum. Neden olmasın?
    İlk olarak Başkanımız Rinat Ahmetov futbolu çok seven biri. Burada yarışmacı bir takım oluşturmak istiyordu ve büyük yatırımlar yaptı. Daha sonra bazı futbolcuları yüksek rakamlara sattık ve bir denge sağladık. Ve çok iyi çalıştık. Sadece takım değil, çevremizdeki, kulüpteki herkes çok iyi çalıştı. Kulüp şu anda Avrupa’da yüksek bir yer edindi.
    UEFA kupasını umuyorduk diyemem ama kazanmayı istiyorduk. İlk geldiğimde burada başkanla konuştuk ve Ukrayna’nın bir numaralı takımı olacağımızı ve Avrupa’da dikkat çekeceğimizi söyledi. UEFA Kupası'nı istiyorduk ve kazanmayı denedik. Bu başlangıçtı ve daha önmli olan Şampiyonlar Ligi'ni kazanmamız için bir basamaktı.''

    DONETSK’E FUTBOLCU GETİRMEK KOLAY DEĞİL
    Lucescu, Ukrayna'nın özellikle de Donetsk'in zor bir şehir olduğunu, buralara Avrupa'da isim yapmış oyuncu getirmenin zor olduğunu söyledi.
    Rumen teknik adam ilk transfer ettikleri oyuncunun Matuzalem olduğunu da belirterek, ''Çünkü İtalya’da oynamıştı ve Avrupa futbolunu biliyordu. Onun transferinin ardından, genç futbolcuları buraya getirmeyi başardık. Bu onlar için kolay değildi. Biz de daha fazla Brezilyalı futbolcu getirmeyi planladık ki bir arada yaşasınlar. Çünkü bir iki tane olduklarında adapte olmakta zorluk çekeceklerdi. Şimdi kendi dünyaları var, birlikte yaşıyorlar, şu an burada çok iyiler ve bir problem yaşamıyoruz.'' dedi ve sözlerini şöyle noktaladı:
    ''İlk başta transfer politikamızı tartıştık çünkü önceden Shaktar Donetsk, uyum sorunu yaşanmasın diye, yakın ülkelerden transfer yapıyordu. Buraya yetenekli ancak tanınmamış ve Avrupa için eğitebileceğimiz futbolcuları getirmeye karar verdik. Shaktar Donetsk’e futbolcu getirmek kolay değildi.
    Şu anda Anzhi’nin yaptığı gibi 30 - 32 yaşında futbolculara çok para vererek başarılı olamayacağımızdan emindim. Bir takımı oluşturmak için iki yol vardır. Ya çok para harcayarak ya da genç futbolcularla basamakları bir bir geçip yeni bir takım oluşturmak. Bu daha çok performans almanızı sağlayacaktır. Biz de ikinci yolu seçtik. Çünkü ben genç yetenekleri getirmeyi onlarla çalışmayı ve onları bir üst seviyeye çıkarmayı severim. Onlar da 24 - 25 yaşına geldiklerinde başka bir kulübe gitmek isterlerse yerine yenileri gelir.''
Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder