BİST
91034
ALTIN
215.113
DOLAR
5.3725
STERLİN
6.7972
EURO
6.1127

"ACININ RENGİ, IRKI, DİLİ, DİNİ OLMADIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Acının rengi, ırkı, dili, dini olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla Türkiye, bugün dünyanın 140'ı aşkın ülkesinde insani ve kalkınma yardım faaliyetleri yürütüyor." dedi.

"ACININ RENGİ, IRKI, DİLİ, DİNİ OLMADIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Acının rengi, ırkı, dili, dini olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla Türkiye, bugün dünyanın 140'ı aşkın ülkesinde insani ve kalkınma yardım faaliyetleri yürütüyor." dedi.

23 Mayıs 2016 Pazartesi 14:34
5342 Okunma
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 60'a yakın devlet ve hükümet başkanının katılımıyla küresel insani yardım sisteminin masaya yatırılacağı Dünya İnsani Zirvesi'nin İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen açılışında katılımcılara hitap etti. Erdoğan, tarihin ilk Dünya İnsani Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaktan, bu vesileyle katılımcıları medeniyet ve tarih şehri İstanbul'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Zirvenin başta sıkıntı içinde hayatlarını sürdürmeye çalışan yüz milyonlar olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, böylesi önemli bir zirvenin icra edilmesi noktasında, sergilediği çabadan ötürü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve ekibine teşekkür etti ve hazırlanan senaryoyu takdir ettiğini ifade etti.

'Kapımızı hiç bir zaman insanlara, insanlığa kapamayacağız'
Savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar, iklim değişikliğinin yol açtığı krizlerin, tüm insanlığın huzurunu, refahını ve ortak geleceğini tehdit ettiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zirvede bulunanlar olarak, hepimiz de acının rengi, ırkı, dili, dini olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla Türkiye bugün dünyanın 140'ı aşkın ülkesinde, insani ve kalkınma yardım faaliyetleri yürütüyor, binlerce projeyi hayata geçiriyor. Aynı zamanda 3 milyonun üzerinde Suriyeli ve Iraklı mülteciyi ülkemizde misafir ediyoruz. Büyük bir iftiharla belirtmek isterim ki bu iltica, bu sığınma süreci devam etse dahi, varil bombalarından kaçan büyük bir tehditle karşı karşıya kalan ister Suriyeli olsun, ister Iraklı olsun, kim olursa olsun kapımızı hiç bir zaman insanlara, insanlığa kapamayacağız, bunu özellikle belirtmek istiyorum. İnsani yardımlarımızın ve insani kalkınma yardımlarımızın, 2014 yılı toplamı 6,4 milyar dolar. Bu rakam her geçen yıl artıyor. Bu süreçte küresel insani yardım sisteminin tüm yönlerini görme, aksaklıkları, eksiklikleri bizzat tecrübe etme imkanı bulduk."



'Herkes elini taşın altına koymalıdır'
Sorunlara çözüm üretemeyen sistemin yükünü sadece belli ülkelerin omuzladığını vurgulayan Erdoğan, artık bu konuda herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini kaydetti. 

Yerlerinden edilen çocuklara, engellilere ve diğer tüm mazlumlara daha fazla yardımcı olacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"ihtiyaçlar her geçen gün artarken maalesef kaynaklar aynı oranda artmıyor. Buna ilaveten yardımların finansmanında uluslararası toplum açısından bazı sıkıntılar ve sorumluluktan kaçma eğilimleri görüyoruz. Bu zafiyeti en iyi bilen, çok acı bir şekilde bunu tecrübe eden ülke Türkiye'dir. Ülkemizdeki sığınmacılar için yaptığımız harcamalar 10 milyar doları aşmışken uluslararası toplumun katkıları 455 milyon dolarda kaldı."

Dünya İnsani Zirvesi'nin tüm bu alanlarda dönüm noktası olmasını dileyen Erdoğan, "Gözlerini ve gönüllerini İstanbul'dan gelecek mesajlara ve taahhütlere kilitlemiş insanlara karşı sorumluluklarımızı bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız." dedi.

'BMGK'ya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya İnsani Zirvesi kapsamında düzenlenen "Çatışmaları Önlemek ve Bitirmek İçin Politik Liderlik" konulu "1. Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı"ndaki konuşmasına, katılımcıları selamlayarak başladı. 

Türkiye olarak, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un "Siyasi Liderlik" başlığı altında belirlediği 5 temel taahhüdün tamamına destek verdiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Adaletli, hızlı, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda çalışan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Güvenlik Konseyinin temel işlevini yerine getirebilmesini temin edecek bir reforma tabi tutulması aciliyet arz ediyor. Bilhassa veto hakkının kullanımının sınırlandırılması yönünde ortaya konulan girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. 'Medeniyetler İttifakı' ve 'Barış için Arabuluculuk' girişmeleri küresel barış ve istikrar için çok değerli platformlardır. Tüm paydaşları bu girişimlere güçlü destek vermeye davet ediyorum."



'Türkiye mülteciler hukukunun uygulanması noktasında hassasiyetini sürdürecektir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

Bu durumun maddi, manevi, güvenlik ve sosyal boyutları itibarıyla getirdiği yükü herkesin çok iyi bildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türkiye, uluslararası toplum adına üstlendiği bu ağır sorumlulukta gereken desteği ve katkıyı alamamaktadır. Biz artık daha adil bir yük paylaşımına gidilmesini bekliyoruz. Bunun yanında Türkiye dünyanın 140 ülkesinde, kalkınma odaklı insani yardım çalışmasını sürdürüyor. Hem donör hem de milyonlarca sığınmacıyı barındıran bir ülke olarak, insani yardım sisteminin her iki tarafını da çok iyi anlıyoruz. Tüm donörleri insani yardım ve kalkınma yardımlarının bütçelendirilmesi konusuna daha esnek bir anlayışla yaklaşmaya davet ediyorum."

Erdoğan, Türkiye'nin, uluslararası insancıl hukukun, uluslararası insan haklarının ve mülteciler hukukunun uygulanması noktasındaki hassasiyetini sürdüreceğine dikkati çekerek, "İhtiyaç sahiplerinin, hızlı ve kesintisiz bir şekilde, insani yardıma erişebilmesine ve insani yardım çalışanlarının güvenli biçimde görevlerini yerine getirmelerine yönelik her türlü çabayı, destekleyeceğiz. Bunun yanında, terör örgütlerinin insani yardım sistemini suistimal ederek, kendilerini meşrulaştırmalarına yönelik her adıma da şiddetle karşı çıkacağız." dedi.

"İnsanlığın kaderini, 5 ülkenin siyasi çıkarlarına mahkum etmek..."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvesinin "Çatışmaları Önlemek ve Bitirmek İçin Politik Liderlik" konulu "1. Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı"nda, BM teşkilatının bundan 70 yıl önce kurulmasındaki temel amacın, insanlığı ölüme, yıkıma ve az gelişmişliğe mahkum eden çatışmaların önlenmesi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Ancak 70 yıllık tarihine bakınca BM'nin en büyük başarısızlığını da bu konuda yaşadığını görüyoruz. Bunda hepimizin en çok da BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğu bulunuyor. 6 yıldır devam eden Suriye krizinde bunu çok net bir şekilde gördük, yaşadık. Veto hakkını zaman zaman sorumsuzca kullanarak, maalesef krizlere ve çatışmalara etkin biçimde müdahale edilmesine mani oluyor. Bunun bedelini ise çocuklar, kadınlar, siviller başta olmak üzere tüm dünya ödüyor. Bu konuda herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi ve gerekli adımları atması şarttır." diye konuştu.

Kararlı, hızlı, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda çalışan bir Güvenlik Konseyi'ne ihtiyaç olduğunu belirterek, "Biz her fırsatta bu soruna işaret ediyor ve dünya 5'ten büyüktür diyoruz. İnsanlığın kaderini, 5 ülkenin siyasi çıkarlarına mahkum etmek, ne akla, ne vicdana ne de hakkaniyete sığmaz." dedi.

Türkiye'den BM Barışı İnşa Fonu'na destek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un başlattığı "BM'nin barışı koruma ve inşa faaliyetlerinin gözden geçirilmesi" süreçlerine desteğini tekrarlayan Erdoğan, Finlandiya ile BM platformunda oluşturulan "Arabuluculuk Dostlar Grubu"nun faaliyetlerine siyasi ve mali desteğin süreceğini, Dünya İnsani Zirvesi'nin sonuçlarını dikkate alarak ara buluculuk faaliyetlerinin insani boyutunu güçlendirmek üzere çalışılacağını anlattı.

Erdoğan, sorunların diyalogla çözümü için birçok ülke ile başlatılan üçlü iş birliği mekanizmalarının öncelikler arasında bulunduğunu dile getirdi.

Çatışmalara neden olan saiklerin ortadan kaldırılmasına odaklanmasının sürdürüleceğini vurgulayan Erdoğan, "Bu çerçevede Türkiye olarak BM Barışı İnşa Fonu'na 2020 yılına kadar toplam 1 milyon dolar tutarında ilave mali katkıda bulunmayı taahhüt ediyoruz." dedi.

Anadolu Haber Ajansı

Son Güncelleme: 23.05.2016 14:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.