BİST
93000
ALTIN
229.634
DOLAR
5.7888
STERLİN
7.5153
EURO
6.6326
banner287

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse yönelik silahlı saldırıya ilişkin, "Tüm spor dalları gibi futbolun da esası centilmenliktir, öyle olmalıdır. Şiddetin, hele hele silahlı saldırının...

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse yönelik silahlı saldırıya ilişkin, "Tüm spor dalları gibi futbolun da esası centilmenliktir, öyle olmalıdır. Şiddetin, hele hele silahlı saldırının...

08 Nisan 2015 Çarşamba 14:14
151 Okunma
Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse yönelik silahlı saldırıya ilişkin, "Tüm spor dalları gibi futbolun da esası centilmenliktir, öyle olmalıdır. Şiddetin, hele hele silahlı saldırının olduğu yerde, spor bitmiş yerine vandallık gelmiş demektir. Futbolu bahane ederek vandallık yapanlar, sadece kendi takımlarına değil tüm ülkeye, tüm millete ihanet ettiklerini bilmelidirler" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki altıncı muhtarlar toplantısında yaptığı konuşmaya, geçen hafta hayatını kaybeden sanatçı Kayahan Açar'ı anarak başladı. Açar'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyen Erdoğan, sanatçının "Ben Anadolu Çocuğuyum" şarkısının sözlerinden "Ben Anadolu çocuğuyum / Böyle geldim dünyaya / Pişman da değilim / Başakları ellerimle büyütürüm ben / Başaklar eğilir ben eğilmem" bölümünü okudu.

"Kayahan kardeşimizi bu güzel sözlerle daima hatırlayacağız" diyen Erdoğan, bu milletin, bu coğrafyanın kalbinin, yüreğinin sesi, nefesi olarak nitelediği Kayahan'ı rahmetle andığını ifade etti. 

Fenerbahçe Spor Kulübü kafilesini taşıyan otobüse Cumartesi akşamı yapılan silahlı saldırıyı şiddetle kınadığını da bildiren Erdoğan, yaralanan şoför Ufuk Kıran'a acil şifa diledi. Fenerbahçe Spor Kulübüne, futbolculara, teknik heyete, taraftarlara ve millete "geçmiş olsun" dileğini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Tüm spor dalları gibi futbolun da esası centilmenliktir, öyle olmalıdır. Şiddetin, hele hele silahlı saldırının olduğu yerde spor bitmiş, yerine vandallık gelmiş demektir. Futbolu bahane ederek vandallık yapanlar, sadece kendi takımlarına değil tüm ülkeye, tüm millete ihanet ettiklerini bilmelidirler. Bu tür hadiselere karşı gerek kulüplerimizin gerekse ilgili tüm kurumlarımızın gerekli tedbirleri en kısa zamanda alacaklarına ve en etkili şekilde uygulayacaklarına inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayla ilgili İçişleri Bakanlığının yoğun bir çalışma yürüttüğünü, kısmi olarak bazı delilleri ele geçirdiğini, gözaltıların olduğunu belirterek, olaya ilişkin çalışma ve değerlendirmelerin sürdüğünü bildirdi.

- Cumhurbaşkanlığı Külliyesi

"Muhtarlar Buluşması"nın altıncısının gerçekleştiğine işaret eden Erdoğan, 27 Ocak 2015'te başlayan toplantılarda 10'ar ilden 400'er kişilik gruplarla bir araya geldiğini, bugün de Amasya, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Tokat, Samsun, Trabzon, Rize, Bayburt ve Artvin'den gelen 393 muhtarı ağırladığını kaydetti. 

Erdoğan, Türkiye'deki 50 bin muhtarın tamamıyla bir araya gelmeyi hedeflediğini yineleyerek, muhtarlarla bir araya geldiği bina ve yandaki iki blokun Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin çalışma ofislerinin yer aldığı bölümü olduğunu, bir cami ile konferans ve sergi salonlarının yer aldığı kongre merkezinin inşasının devam ettiğini hatırlattı.

Projesi bitmek üzere olan 2 bin kişilik çok amaçlı bir salonun bulunacağı ayrı bir binanın da külliyeye ekleneceğini belirten Erdoğan, 5 milyon cilt kitabın bulunacağı, 24 saat tüm halka, gençliğe açık olacak Türkiye'nin en büyük kütüphanesini de kuracaklarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cami ve konferans salonu ile yakında yapımına başlanacak çok amaçlı salon ve kütüphanenin tamamen halka açık olacağını, isteyen herkesin faydalanabileceği mekanlar olacağını vurgulayarak, "Böylece ülkemize Türkiye'nin büyüklüğüne, milletimizin tarihine ve kültürüne yakışır bir Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni kazandırmış olacağız" diye konuştu. 

-"Her şeyden el etek çekmek için gelmedim"

Türkiye'nin, doğrudan milletin oylarıyla göreve gelmiş ilk cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanlığı'nı millete kapatmasının, sadece protokol işlerinden ibaret bir mekan olarak kullanmasının asla söz konusu olamayacağını vurgulayan Erdoğan, "Ben, 40 yılı bulan siyasi hayatımın tamamını milletimle birlikte geçirdim, aynı şekilde yoluma devam edeceğim. Burayı bir hizmet makamı olarak görüyorum, bir hakim, otorite makamı olarak asla görmedim, görmüyorum. Milletimle arama hiçbir zaman aracı koymadım, bundan sonra da koymayacağım" ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığı görevini devraldığı günden bu yana 15 kentte gittiğini, ziyaretlerini sürdüreceğini ve 81 ile gitmeyi hedeflediğini anımsatan Erdoğan, milletin temsilcisi olan muhtarlarla bir araya gelerek bağları güçlendirdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin ihtiyacı, köşesine çekilip hiçbir şeye karışmayan değil tam tersine çalışan, koşan, terleyen bir cumhurbaşkanıdır. Türkiye'nin içeride ve dışarıda tüm meseleleriyle ilgilenmek, görüşlerimi, tekliflerimi, eleştirilerimi ifade etmek benim milletime karşı hem taahhüdümün hem sorumluluğumun gereğidir. Cumhurbaşkanlığı makamına her şeyden el etek çekmek için değil tam tersine ülkeme ve milletime daha çok, daha büyük hizmetler vermek için geldim. Milletim beni bunun için bu göreve getirdi. Beni yüzde 52 oyla bu makama getiren vatandaşlarım da inanıyorum ki aynı beklenti, aynı hassasiyet içinde."

-"Çalışmayı tercih ettik"

Muhtarların da iş başına atanarak değil seçimle geldiğinin altını çizen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

"Sizin de hesap verdiğiniz bir makam var değil mi? Bu makam İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı değil. Bu makam millet, halk. Mahallesiyle, mahalle halkıyla irtibatını kesmiş bir muhtar düşünülebilir mi? Mahallenin ihtiyaçları için gerekiyorsa kaymakamlığın, valiliğin, belediyenin kapısına dayanmayan, taleplerini ifade etmeyen, bunların takibini yapmayan muhtara muhtar denir mi? Mahallesindeki garipleri, fakirleri, muhtaçları tespit etmeyen, bunların dertlerine derman olmak için çalışmayan bir muhtar olabilir mi? Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde mahallenin esnafı, eşrafıyla dayanışma içinde, hizmet üretmek için çaba göstermeyen bir muhtar, bulunduğu yerin hakkını verebilir mi? Dargınları, küskünleri barıştırmanın gayreti içinde olmayan muhtarın sözü dinlenir mi? 

Mahallesinde hangi evin bacası tütmüyor, hangi evde yas, hangi evde düğün var, bunu bilmeyenden muhtar olur mu? İşte ben de tüm bunları, bir nevi Türkiye muhtarı olarak ülke çapında yapmanın mücadelesindeyim. Buradaki her bir muhtarımızın görevini hakkıyla yaptığına, bunun gayreti içinde olduğuna inanıyorum. Ben de aynı şekilde görevimi bihakkın yerine getirmeye çalışıyorum. Bunun için beni eleştireceklerse varsın eleştirsinler. Ne diyor atalarımız, 'Meyve veren ağaç taşlanır'. Hiçbir iş yapmayıp bu eleştirilerden uzak kalmaktansa çalışıp, mücadele ederek bu eleştirilere göğüs germeyi hep tercih ettik, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Milletimizle birlikte çıktığımız yolda, Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."

(Sürecek) 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.