banner181

Cambridge’li Türk akademisyenin ‘enerji’ isyanı

28 Ağustos 2017 Pazartesi 14:14
Bu haber 115 kez okundu

Cambridge Üniversitesi’nde Elektrik Güç Sistemleri Şebeke Arz Güvenliği alanında akademisyen olarak görev yapan Dr. Sinan Küfeoğlu, Avrupa’da enerji alanında önemli yatırımlar ve planlamalar yapıldığını fakat Türkiye’de bu konuda hiçbir şey yapılmadığını ifade ediyor. Konuyla ilgili gerek üniversite gerekse devlet yetkililerine ulaşma çabasından da bir sonuç alamadığından yakınan Dr. Sinan Küfeoğlu, Türkiye’de bu konudaki ilgisizliğe adeta isyan ediyor. Genç akademisyenin isyanı, sosyal medyada da oldukça konuşulan konular arasında yer alıyor.

Cambridge'li Türk akademisyenin ‘enerji' isyanı
Bayburt doğumlu genç akademisyen Dr. Sinan Küfeoğlu, ODTÜ’den mezun olduktan hemen sonra akademik hayatını yurtdışında çeşitli üniversitelerde devam ettiriyor. Son olarak Cambridge Üniversitesi’nde akademisyenliğe devam eden Dr. Sinan Küfeoğlu, hem Londra’da hem Cambridge’de eş zamanlı olarak elektrik güç sistemleri şebeke arz güvenliği konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Küfeoğlu, bunun yanısıra enerji politikaları ve enerji ekonomisi konusunda çalışmalarına devam ediyor.

“TÜRKLER’İN İLGİSİZLİĞİNİ GÖRÜNCE ÇOK ÜZÜLDÜM”
Avrupa Enerji Birliği ile yakından ilgili olduğunu, Brüksel’deki enerji birliği toplantıları ile hem elektrik hem de enerjiyle ilgili konferans ve sempozyumlara düzenli olarak katıldığını söyleyen Küfeoğlu, “İlk konferansım 2013 yılında Stockholm’deydi. Katılımcı listesinde 3 bin civarında kişi vardı, listede hemen (T) harfine bakarak Türkiye’den kimse var mı diye incelediğimde, maalesef Türkiye’den kimsenin listede olmadığını gördüm. Listede İran ve Mısırlılar olmasına rağmen hiçbir Türk yoktu. İkinci konferansta maalesef yine aynı manzarayla karşılaştım. Daha sonra Brüksel’deki toplantılara gitmeye başladım. Burada Avrupa’nın geleceği tartışılıyor. Bununla birlikte yatırım fonları projeleri masaya yatırılıyor. 100 milyarlarca Euro’nun havalarda uçuştuğu bir ortamdan bahsediyoruz. Yüzlerce sektör katılıyor, devlet kurumlarından, özel sektörlerden ve üniversitelerden katılımcılar var. Ancak burada da hiçbir Türk katılımcının bulunmadığını gördüm. Bu toplantıların ana amacı insanların tanışarak ülkeler arasında ağ bilgilerini sağlayarak proje yapmaları ve konsorsiyum kurabilmeleri. Türkler’in bu ilgisizliğini görünce üzüldüm” diyor.

“CARİ AÇIĞIN TEMEL SEBEBİ; ENERJİ İTHALATI”
Enerji konusunda gelindiği zaman Türkiye’nin bugün bir numaralı sorununun cari açık olduğunu belirten Küfeoğlu, “Cari açığın temel sebebi de enerji ithalatı. Biz enerji ithalatçısı bir ülkeyiz, enerjide kendi kendimize yetebilmemiz lazım. Bunun için de Avrupa’dan bilgi teknolojisi ve kaynak almamız lazım. Ancak Türkiye olarak konferans ve seminerlere katılmadığımız için insanlar size zorla para vermezler, zorla bilgi de aktarmazlar. Bu konuda ‘ne yapabilirim’ diye düşündüm. Sonunda Türkiye’deki üniversitelere yazı yazdım ve üniversitelere giderek konuşma yapma teklifinde bulundum. Ancak hiçbir üniversiteden cevap alamadım. Daha sonra Başbakanlığa mektup gönderdim, yine ses gelmedi. Bakanlığa durumu bildirdim ancak bir yıl geçmesine rağmen geri dönüş olmadı. Maliye Bakanı’yla ancak 15-20 saniye ayaküstü görüşebildim ve yine bir sonuç alamadım” diye konuşuyor. Küfeoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir müddet sonra beni İngiltere’den ‘gel çalışalım’ diye çağırdılar. Enerji hayatın temelinde yer alıyor. Şu anda bizim amacımız tüm Avrupa enerji piyasalarını bir araya getirip, entegre etmek. Benim de oradaki temel fonksiyonum, Türkiye’yi de dahil etmeye çalışıyorum. Ama ben Finlandiya temsilcisi olduğum için Türkiye’yi temsil etmiyorum. Hatta bazı tepkilerle de karşılaştım. Fransız bir temsilciyle tartıştık. ‘Sen Finlandiya’dan maaş alıyorsun ne diye Türkiye’nin çıkarlarını savunuyorsun. Bu hiç profesyonelce değil’ dedi. Ben de profesyonel değil Türk’üm dedim. Bu gibi olaylarla da karşılaştım. Şu anda dünya enerji dönüşümü içerisinde, karbon ekonomisinden düşük karbon ekonomisine geçiş yapıyoruz. Avrupa Komisyonu tahminine göre 2010-2020 tarihleri arasında yıllık 170 milyar Euro yatırım yapacağız, 2020-2030 tarihleri arasında yıllık 200 milyar Euro’ya ulaşacak. Ancak Türkiye temsil edilmediği için bize herhangi bir para yok zaten Türkiye’nin bahsini bile etmiyorlar. Biz Avrupa Birliği adayıyız ve bunlar hibe olacak paralar. Eğer ki bizim de temsilcimiz olsaydı Brüksel’de, örneğin Kuzey Kıbrıs’a bir hat çekip bunun parasını Avrupa’dan alabilirdik.”

“TÜRKİYE’NİN ELEKTRİK ALTYAPISI ÇOK ZAYIF”
Türkiye’nin elektrik altyapısının çok zayıf olduğunu kaydeden Küfeoğlu, “Örneğin elektrikli araçlar Türkiye’yi açık pazar haline getirebilir. Bununla ilgili zamanında bir bürokrata toplu taşımayı elektrikli hale getirecek bir çalışma yapalım önerisi getirmiştim. Toplu taşıma elektrikli olmaz dediler. Fakat şu anda Norveç, Londra, Barselona bu kararı aldı. Daha sonra onlara ‘Bakın Avrupalılar yapıyor’deyince, ‘O zaman biz de yapalım’ dediler. Yani önce Avrupalılar’ın yapması gerekiyor. Şu anda Türkiye’de elektrikli araç teşviği yok. Örneğin Norveç’te devlet vergi almıyor, ayrıca arabanızı istediğiniz yere park edebiliyorsunuz. Türkiye’de şu anda 60 bin elektrikli aracımız olsa aynı anda şarja taksak bütün ülkenin şebekesi çöker, bu kadar zayıf bir altyapımız var. Bizim devlet kurumlarının proje geliştirmesi, oraya gitmesi, o insanları ikna etmesi lazım. Sonuç olarak cari açığı olan ve önünü göremeyen bir ülkeyle karşı karşıyayız” diyor.




Anahtar Kelimeler
banner193

Yorum Gönder