
Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahipliği tartışması nihayet noktalandı. Her iki gazetenin de bünyesinde yer aldığı DK Gazetecilik A.Ş.’nin hisselerinin yüzde yüzü Demirören Ailesi’ne geçti. DK Gazetecilik A.Ş.’nin yüzde 50 hissesine sahip olan Demirören Ailesi ile şirketin diğer yüzde 50 hissesini elinde bulunduran Karacan Ailesi arasındaki dava 6 aydan beri devam ediyor v e şirket dört aydan beri Kayyum tarafından yönetiliyordu. DK Gazetecilik A.Ş.’nin Karacan Ailesi’ndeki yüzde 50 hissesini satın alan Erdoğan Demirören, Milliyet ve ve Vatan gazetelerinin tek patronu oldu. DK Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demiören’in, Karacan Ailesi’nden satın aldığı hisseler için kaç para ödediği ise bilinmiyor.
TV KANALI SATINALACAK
Milliyet ve Vatan gazetelerinin sahibi Erdoğan Demirören, yazılı ve görsel basında yeni hamlelere de hazırlanıyor. Medyanın Yeni Patronu Erdoğan Demirören, Milliyet ve Vatan’dan sonra başka gazeteler ve TV kanalı alarak daha da güçlenmeyi hedefliyor.
İHTİLAF NASIL BAŞLADI?
DK Gazetecilik'in kurucu ortakları Demirören Ailesi ve Karacan Ailesi arasındaki ihtilaf, Karacanlar'ın ortaklığa ilişkin mali yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla başlamıştı. Milliyet ve VATAN'ın Doğan Grubu'ndan satın alınmasına ilişkin tüm mali yükümlülükleri Demirören Grubu karşılamış, Karacan tarafının yükümlülükleri de Demirören Grubu tarafından yerine getirilmişti.
İki taraf arasındaki ortaklık anlaşmasına göre Demirören Grubu Karacanlar'a ait medya şirketlerinin yüzde 50'sini satın alacak, Karacan tarafı da bu işlemden elde edeceği kaynakla Milliyet ve VATAN'ın satın alınmasına ilişkin mali yükümlülüğünü yerine getirecekti.
Anlaşma gereği Demirören Grubu'nun sağladığı kaynakla önce Milliyet ve VATAN'ın satın alımı gerçekleşti. Her iki ortak iki gazeteyi devraldıktan sonra Demirören Grubu'nun Karacan'a ait medya varlıklarına ortak olma süreci başladı.
BİLANÇOLAR İBRAZ EDİLEMEDİ
Ortaklar arasındaki ihtilaf da bu süreçte baş gösterdi. Demirören Grubu'na göre Karacan Grubu sahip olduğu medya varlıklarının gerçek değerinin hesaplanabilmesi için gereken bilgi ve belgeleri ortaya koyamadı. Şirketlerin bağımsız denetimden geçmiş bilançoları, mal varlıklarının ekspertiz değerleri, borç ve alacaklarının resmi kayıtları ibraz edilemediği için Karacan medya şirketlerinin değerinin tespiti, dolayısıyla hisse devri gerçekleşemedi.
İki ortağın Milliyet ve VATAN dahil tüm medya yatırımlarında yüzde 50'şer ortak olmasını sağlayacak yol tıkanınca ihtilaf baş gösterdi. Bunun üzerine Karacan Grubu ortağına karşı tavır alarak şirket ana sözleşmesinden doğan ortak imza hakkını günlük mali işlemlerde dahi kullanmamaya başladı. Günlük rutin para trafiği tıkanma belirtisi gösterince Demirören Grubu yükümlülükleri üstlenerek ödemeleri gerçekleştirme yolunu seçti.
Karacan Grubu ise bu tutumu dava konusu etti. Şirketin "yeterli kaynağı olduğu halde gereksiz yere borçlandırıldığını" öne sürerek 7 kişilik yönetim kurulunda sahip olduğu 3 üyelikten istifa etti. Hemen ardından da Ticaret Mahkemesi'nde DK Gazetecilik'e "kayyum atanması talebiyle" dava açtı.
DAVA SÜRECİ
İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 12 Ağustos tarihinde görülen ilk duruşmada, gerekli belgelerin temini için dava 21 Eylül'e ertelendi ve Karacan Grubu avukatlarının acil kayyum atanması talebi reddedildi.
Mahkeme Karacanlar'ın başvurusuyla dün yeni bir duruşma yaparak, dosya üzerinden davayı ele aldı. Duruşma sonunda hissedarlar genel kurul toplanıncaya kadar DK Gazetecilik'e 3 kişiden oluşan kayyum heyetinin atanmasına karar verdi. Karara göre Prof. Hüseyin Ülgen, Celal Şirin ve Fatih Batuhan Çapar tedbiren DK Gazetecilik kayyumu olarak atandı.
ALİ KARACAN’IN, ERDOĞAN DEMİRÖREN’E MEKTUBU
Yaşanan tüm bu gelişmelerden sonra Ali Karacan, anlaşmazlığa düştüğü ortağı Erdoğan Demirören için açık mektup yayınladı.
İşte Ali Karacan'ın mektubu:
Bu mektup bugüne kadar devam eden hukuki sürecin Milliyet, Vatan Gazeteleri ve çalışanlarına daha fazla zarar vermemesi için kaleme alınmıştır.
Bundan 6 ay önce Milliyet ve Vatan Gazetelerini almamızdaki tek amaç ailemizin yayıncılık geleneğini yaşatmaktı. Yılardır hayalini kurduğumuz bu işi satmak için almadık. Yanımızda finans konusunda destek olacak bir ortak arayışı içindeyken size rastladık. Başka alternatiflerimiz olmasına rağmen geçmiş tanışıklığımıza dayanarak sizi tercih ettik. Para tek ölçü olsaydı, Aydın Bey gazeteleri size satardı.
"GAZETELER HACİZ İLE BÜYÜK DARBE ALDI"
İyi niyetle başladığımız bu girişim, sizin imzaladığımız sözleşmeye aykırı olarak tek imza yetkisi istemeniz ve bizden habersiz gazetelerin markalarına koyduğunuz haciz ile büyük darbe almıştır.
Ortak olduğunuz gazetelerin itibarını koruyacağınızı her fırsatta dile getiriyorsunuz. Haciz konan bir gazetenin piyasada itibarı nasıl olabilir? Bu haczi kaldırdığınız gün, üzerimize düşen sermaye taahhüdünü koymaya hazırız.
"KAYNAK AKTARARAK AYAKTA TUTAMAYIZ"
Gazeteler gelir-gider dengelerini sağlayarak ayakta kalabilirler. Milliyet ve Vatan tüm söylenenlerin aksine çok kuvvetli markalardır ve kar etme potansiyelleri yüksektir. Nitekim Mayıs ve Haziran ayında kar etmişlerdir. Gelirleri arttıracak anlaşmalar ortaklar arasındaki ihtilaf dolayısı ile imzalanamamış, gazeteler bundan zarar görmüş ve görmektedirler.
Dışarıdan kaynak aktararak medya kuruluşlarını ayakta tutmak mümkün değildir. Yakın tarihe baktığımızda nice aileler servetlerini ve itibarlarını bu hayalle kaybettiler.
"BİZİM AMACIMIZ.."
Gelinen noktada biz gazeteleri nasıl geliştireceğimizi konuşacağımıza, hisseleri ele geçirme, haciz, tek imza gibi operasyonla ilgisi olmayan konularla meşgulüz. Gazeteleri çocuklarınızla birlikte yönettiğimiz sürece aramızda en ufak bir ihtilaf olmamıştır.
Bizim amacımız belli. 3 nesildir ailemiz bağımsız yayıncılık yapıyor. Sizden buna saygı duymanızı beklerken, siz olayı tamamen parasal boyuta indirgiyorsunuz. Ortaklığımızın ön şartı olan Number One Medya Grubu'nun değeri konusunda doğru olmayan bilgiler piyasaya veriliyor.
2008 yılında Number One Medya Grubu'na ortak olmak isteyen Amerika'nın güçlü medya gruplarından Emmis Corporation ile 40 Milyon USD değer üzerinden anlaşma yapıldı. Emmis Grubu'nu anlaşmada Sn. Av. Ahmet Pekin temsil etti. Ancak çıkan kriz yüzünden iş neticelenmedi.
"SORUN AİLE İÇİNDE ÇÖZÜLÜR"
2010 yılında yapılan mahkeme tespitinde şirketin sahip olduğu 4 markanın değerlerinin 41.700.000TL olduğuna dair bilirkişi raporu var. Bunları grubumuzla ilgili gerçeklerin bilinmesi için yazıyoruz.
Birçok aracı ile gazetelerdeki hisselerimizi almak için teklifler yolluyorsunuz. Şunu bilin ki hiç kimseye, hiçbir rakam telaffuz etmedik. Bu işe daha fazla içinden çıkılmaz bir hal almadan ve gazetelere daha fazla zarar vermeden bir çözüm bulunmalıdır.
Bunu yaparken karşı tarafı mağdur etmeden ya ortaklığın devamını sağlamak ya da işi ayırmaktır. Bir çözüm bulamıyor isek, gazetelerimiz içinden bir hakem heyeti seçilebilir ve böylece kamuoyunda yayınlanan gerçekdışı haberler ve yazılarla tartışmak yerine sorun aile içinde çözülür.
Bunu kabul etmez iseniz önde gelen işadamlarından seçilecek olan bir hakem heyetine başvurulabilir. Önerimiz budur.”
Yorumlar