BİST
93469
ALTIN
227.280
DOLAR
5.7423
STERLİN
7.4655
EURO
6.5924
banner287

ÇİN ABD'Yİ CAN ALICI YERİNDEN VURACAK

ABD’nin aslında en büyük gücü, rezerv para olarak uluslararası piyasalara yön vermesidir. Askeri ve politik güç gibi tüm diğer faktörler ikincildir. Nitekim Amerikan doları rezerv para olmasaydı, ABD bile giriştiği hiçbir savaşı, düşük faizlerle borçlanmaya devam ederek finanse edemezdi

ÇİN ABD'Yİ CAN ALICI YERİNDEN VURACAK

ABD’nin aslında en büyük gücü, rezerv para olarak uluslararası piyasalara yön vermesidir. Askeri ve politik güç gibi tüm diğer faktörler ikincildir. Nitekim Amerikan doları rezerv para olmasaydı, ABD bile giriştiği hiçbir savaşı, düşük faizlerle borçlanmaya devam ederek finanse edemezdi

14 Aralık 2016 Çarşamba 11:42
1111 Okunma
ÇİN ABD'Yİ CAN ALICI YERİNDEN VURACAK
SUZHOU (AA) - AHMET GÖNCÜ - Çin’in yükselişi ve Amerika ile giriştiği artık ayyuka çıkan bilek güresi, Çin devletini haklı olarak ABD’nin global ekonomideki düzenini değiştirmeye itiyor. Peki Çin kurulu global sistemde ABD’nin rezerv para konumunu değiştirebilir mi? Cevap basit: Şimdilik hayır; ancak uzun vadede evet. Yalnız burada çok önemli bir nokta var. Çin devlet politikası, yuanı ABD doları yerine ‘Global Rezerv Para’ haline getirmek değil. Esas politika, yuanı uluslararası ticarette ve finans sisteminde, Çin’in ekonomik büyüklüğüne orantılı şekilde kullanılan, önemli bir para birimi haline getirmek.

Çin global finansal sistemin yeniden tanımlanmasını ve daha adil olmasını talep ediyor. Çin devletinin tüm global finans sistemini kontrol etmek gibi bir amacı ve ihtiyacı yok. Daha ziyade birçok önemli para birimi arasında, ticaretine oranla yuanı gittikçe global ticaretin merkezinde yer alan bir para birimi yapmayı amaçlıyor. Çin kendi para birimini rezerv para olarak empoze etmekten ziyade, ikili ticarette kullanımını teşvik etmeyi öncelik olarak belirlemiş görünüyor. Türkiye ile Çin arasında gerçeklesen para takası sonucunda, her iki ülke birbirleriyle olan ticaretlerinde yerel para birimlerini daha fazla kullanmaya başlayacak. Bu her ne kadar küçük bir adım gibi görünse de aslında oldukça önemli ve stratejik bir hamle. Bu hamle aslında Çin, Rusya ve İran gibi ülkeler tarafından da ciddi olarak desteklendiği takdirde, Pandora’nın kutusundan neyin çıkacağını ve orta vadede global bir kartopu etkisine dönüşüp dönüşmeyeceğini göreceğiz. 

- ABD'nin en büyük gücü rezerv para

Öncelikle sunu basitçe anlatmakta fayda var: ABD’nin aslında en büyük gücü, rezerv para olarak uluslararası piyasalara yön vermesidir. Askeri ve politik güç gibi tüm diğer faktörler ikincildir. Nitekim Amerikan doları rezerv para olmasaydı, ABD bile giriştiği hiçbir savaşı, düşük faizlerle borçlanmaya devam ederek finanse edemezdi. Bunun devamı içinse, en hayati ticaret alanı olan hammadde ve emtia ticaretinin Amerikan doları cinsinden yapılması olmazsa olmaz koşuldur. Yani ABD niçin Ortadoğu ve diğer tüm enerji güzergâhlarıyla bu kadar ilgili diye sorulduğunda doğru cevap, ilk akla gelen, ABD’nin bu ülkelerden petrol ithal ediyor olması değildir. Çünkü ABD’nin çok ciddi miktarda petrol üretimi vardır ve tüm enerji güzergâhlarını yakın takipte tutmasını gerektirecek büyüklükte bir ithalatı yoktur. Dolayısıyla ABD’nin fosil yakıtların çıktığı bu coğrafyalardaki ilgisinin en önemli sebebi, aslında bu piyasaları kontrol ederek doların uluslararası emtia ve petrol ticaretinde kullanılan ana para birimi konumunu korumaktır. Rusya, ABD ve Çin arasında askeri alandaki farklılıklar, uluslararası finans sistemindeki kontrol kapasitelerine oranla çok daha küçüktür. Yani ABD’nin en açık ara önde olduğu alan ne askeri gücü ne de siyasi nüfuzudur; en ileri olduğu nokta, parasının ve uluslararası finans siteminin kontrolünü elinden bırakmamasıdır.

Vaziyet böyle olunca, Çin devlet aklı da ABD’yi en can alıcı noktadan vurmayı hedefliyor ve yuanı ciddi anlamda uluslararası bir para birimi olarak sunuyor. Yuanın gittikçe artan şekilde kullanılması da ABD yönetimlerini en çok endişelendiren alanlardan biri. Çin’in yuanı uluslararası para birimi olarak konumlandırması, özellikle 2009 yılından itibaren hız kazandı. 2009 yılında Hong Kong piyasasında ‘Dim Sum’ bonolarını çıkarmış olan Çin, bundan sonraki süreçte uluslararası piyasaların devamlı şekilde artan yuan talebine paralel olarak, piyasalara yuan cinsinden yatırım enstrümanları sundu. 2013 yılında global ticarette en çok kullanılan sekizinci para birimi olan yuan, 2014’te beşinciliğe ve en nihayetinde 2015’ten itibaren ticarette en çok kullanılan ikinci para birimi konumuna geldi.

- Trump'ın önündeki seçenekler

Para birimi sıralama basamaklarını hızla tırmanırken Çin’in önünde kalan tek engel, yuanın konvertible hale getirilmesi. Bu hamle tamamlandığı takdirde (ki önümüzdeki beş yıl içerisinde yüksek ihtimalle tamamlanacaktır), Çin para biriminin kullanımında ikinci bir sıçrama yaşanacaktır. Bu meseledeki en kritik noktalardan bir diğeri ise Çin’in hammadde ithalatında da yuan kullanımı için bastıracak olmasıdır. Şayet ABD hâlihazırdaki Ortadoğu politikasını devam ettirirse, bölge ülkeleri kolaylıkla Çin tarafından ikna edilme potansiyeline sahipler. Rusya’nın da bölgede ABD’den rol kapması bu trendi güçlendiriyor.

Büyük resme bakıldığında, Türkiye ile Çin arasındaki yerel para birimi kullanma mutabakatının, aslında ciddi sonuçları olabilecek bir hamle olduğu görülecektir. Global finansal sistemin içinde bulunduğu durum ve yaklaşmakta olan değişim artık açıkça görülmektedir. Trump yönetimi şu  günlerde hummalı şekilde Çin’e kaptırdıkları hamle üstünlüğünü tersine çevirmek için uğraşıyor. Önlerindeki seçenekler ise ya Çin ile sert mücadele (ve hatta çatışma riski) veya Çin’in yükselişini kabullenip bu durumdan (aynı İngilizlerin yaptığı) gibi maksimum ekonomik fayda sağlamaya çalışarak ikincil konuma düşmeyi kabullenmek. 

[Doç. Dr. Ahmet Göncü Xi’an Jiaotong Liverpool Üniversitesi öğretim görevlisidir]

Anadolu Haber Ajansı

Son Güncelleme: 14.12.2016 11:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.