banner100

banner197

2017’DE DOLAR 3,60 EURO 3,80 SEVİYESİNİ GÖRÜR

2017’DE DOLAR 3,60 EURO 3,80 SEVİYESİNİ GÖRÜR

KENAN ÇINAR

kenan.cinar@albmenkul.com.tr
05 Aralık 2016, 17:01
Bu makale 2412 kez okundu
 Global ekonomiye dönük riskleri artırdığı bir ortamda dengeli bir portföy çeşitlendirmesi orta risk iştahına sahip bir yatırımcı için ideal olacak.

Türkiye, son 26 çeyrektir istikrarlı bir şekilde büyümesini sürdürüyor. Büyümeyi sürdürülebilir kılan faktörleri nasıl sıralıyorsunuz? Bu noktada ekonomi yönetimini ve alınan kararları nasıl buluyorsunuz? Güçlü kamu maliyesi ve finansal sistemi sayesinde 2008 krizini kalıcı hasar görmeden atlatan Türkiye ekonomisi kriz sonrası global çapta devreye alınan genişleyici para politikalarının da katkısıyla 26 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürmekte. Son 10 yılda büyük bir yapısal değişim geçiren Türkiye ekonomisi hükümetin attığı düzenleyici adımlar ve devreye aldığı kalkınma hamlesinin, verimliliği artırıcı teşvik politikaları ile desteklenmesi kesintisiz büyümenin temel dinamiklerini oluşturmakta. 2013 yılından itibaren küresel ticarette gözlemlenen düşük artış hızına FED’in normalleşmeye dönük attığı adımlarında eklenmesi global çapta dengesizliklere neden olsa da güçlü kamu maliyesi ve finansal sistemine ek olarak hükümet tarafından alınan önleyici tedbirler sayesinde iç ve dış kırılganlıklara rağmen büyüme trendini sürdüren bir ekonomi mevcut. Faiz hadlerinde düşüşle birlikte enflasyonda aşağı yönlü trend borçlanma maliyetlerinin düşmesine sebep olurken reel sektörün daha ucuz maliyetle borçlanması yatırımların artmasına neden oldu. Ayrıca faiz hadlerindeki düşüşün sadece ticari kredi bazında değil de konut ve tüketici kredileri faizlerine de yansıması hane halkı harcamalarını arttırırken tüketim yoluyla ekonominin canlanmasına imkan verdi.

"BÜYÜME YÜZDE 3’ÜN ÜZERİNDE OLUR"
Türk ekonomisi 2016’da genel anlamda nasıl bir performans ortaya koydu? Türkiye 2016 yılını ne kadarlık bir büyüme ile kapatır?
İçsel ve dışsal şoklara rağmen % 3’ün üzerinde bir büyüme performansı sergileyen Türkiye gelişen ülke ekonomileri içerisinde Çin ve Hindistan’dan sonra en iyi büyüme oranını yakalamayı başardı. Yılın başından itibaren, dışarıda Çin kaynaklı kaygılar, Avrupa bankalarına dönük endişeler, Brexit süreci ve ABD seçimlerinin etkisi; içeride ise terör tehdidi, jeopolitik gelişmeler ve Rusya ile yaşanan problemlerin yanı sıra Mayıs ayında yaşanan hükümet değişikliği ve 15 Temmuz başarısız darbe süreci gibi şoklara rağmen Türkiye ekonomisi hükümetin ve kamu aktörlerinin aldığı tedbirler sayesinde %3’ün üzerinde bir büyüme gerçekleştirmesi öngörülmekte.

Merkez Bankası’nın faiz indirim kararları kredi maliyetlerinin aşağı yönlü çekilmesini sağladı. Bu gelişmenin büyümeye katkısı olur mu?
Mali sektörün 2016 performansını nasıl buluyorsunuz? Merkez Bankası tarafından sadeleştirme çerçevesinde Mart ayından itibaren atılan adımlar sonucu efektif fonlama maliyeti şubat ayında gördüğü 9.14 seviyesinden Kasım ayında gördüğü en düşük seviye olan 7.73 noktasına kadar geriledi. Merkez Bankası efektif fonlama faizi ve zorunlu karşılık araçlarını aktif bir şekilde kullanarak bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin düşmesine imkan sağladı. Merkez Bankası tarafından uygulamaya konulan mali sektörün 2016 performansı üzerinde pozitif bir etki yarattı. Atılan adımların özellikle konut sektörü ve KOBİ’ler üzerinde etkili olması beklenirken bu yolla yatırımların ve iç tüketimin arttırılması hedeflenmekte. Önümüzdeki dönemde küresel tahvil piyasalarında yaşanan yukarı yönde etkinin Libor faizlerine yansıması, büyümede iç gelişmeler kaynaklı pozitif görünümü kısıtlayarak büyümeyi baskı altında tutabilir.

“Küresel ekonomide yaşanan dengesizlikler ve yapısal sorunların doğurduğu kur savaşlarına ticaret savaşlarının da eklenmesi nedeniyle Türkiye gibi ihracat odaklı büyüme modelini benimseyen ülkelerin büyüme hızını düşürücü etki yaratıyor. Trump’ın korumacı ekonomi politikalarına Güçlü ABD doları ve yüksek küresel faizlerinde eklenmesi gelişen ülke piyasalarını olumsuz yönde etkileyebilir.”

"MERKEZ BANKASININ MANEVRA ALANI DARALABİLİR"
Merkez Bankası’nın aldığı kararlar piyasalar tarafından nasıl yorumlanıyor?
Alınan kararlar için olumlu ya da olumsuz etkisi oluyor diyebileceğiniz konular var mı? Merkez Bankası tarafından alınan kararlar para politikasının sadeleştirilmesi ile birlikte tek bir politika faizinin sinyal etkisini arttıracağından dolayı olumlu karşılanmakta. Bunun yanı sıra Merkez bankasının dışsal şoklara karşı sistemin işleyişini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi yönünde attığı proaktif adımlar finansal sisteme olan güveni pekiştirici yönde etki sağlamakta. Diğer yandan sadeleştirme adımlarıyla politika faizi öne çıkarken faiz koridorunda yaşanan daralma nedeniyle Türk Lirası’na karşı spekülatif bir atak oluşması durumunda Merkez Bankası’nın manevra alanını daraltıcı etki yaratıyor. Küresel çapta yaşanan gelişmiş ülkelerden sermaye çıkışının olduğu ortamda alınan kararlar sonrası faizlerdeki düşüşün yanında son dönemde enflasyon görülen yükselişin reel faiz getirilerini negatif bölgeye taşıması yabancı yatırımcının algısını olumsuz yönde değiştirmekte.

"KUR SAVAŞLARINA, TİCARİ SAVAŞLAR EKLENDİ"
Türkiye büyümeye devam ediyor ancak faiz ve işsizlik oranları diğer gelişmekte olan ülkelere oranla hala çok yüksek. Ekonomi yönetimi bu iki alanda ne gibi tedbirler almalı?
Küresel ekonomide yaşanan dengesizlikler ve yapısal sorunların doğurduğu kur savaşlarına ticaret savaşlarının da eklenmesi nedeniyle Türkiye gibi ihracat odaklı büyüme modelini benimseyen ülkelerin büyüme hızını düşürücü etki yaratıyor. Dış dünya kökenli bu olumsuzluklara rağmen yapısal reformların tamamlanarak yatırım ortamının iyileştirilmesi durumda yeni istihdam sahalarının yaratılmasının zemini oluşturulmuş olur. Küresel faizlerde yaşanan artış trendi ve kur kaynaklı baskıya rağmen siyasi istikrarın sürdüğü bir ortamda Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlama odaklı uyguladığı temkinli para politikası adımları faizlerin daha makul seviyelere gerilemesinin temel koşulu olarak öne çıkıyor.

"TL ÜZERİNDE BASKI OLUŞUYOR"
Döviz kurlarında son iki aylık dönemde yukarı yönlü bir hareketlilik söz konusu. Bu artışı neye bağlıyorsunuz?
Türkiye ekonomisi bu artıştan ne yönde etkileniyor? FED’in normalleşme politikası çerçevesinde faiz artırım adımlarını hızlandıracağı beklentisi gelişen ve gelişmekte olan para birimlerine karşı doları güçlendirirken küresel faizleri yükseltmekte. Diğer yandan 15 Temmuz’da yaşanan başarısız darbe süreci sonrasında kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen aceleci not indirimleri Türk Lirası üzerinde bir miktar ekstra baskı oluşturur. ‘’TRUMP’IN POLİTİKALARI GELİŞEN PİYASALARI OLUMSUZ ETKİLER’’ ABD’de Donald Trump’un başkan olarak seçilmesi Türkiye ve dünya piyasalarına nasıl yön verecek? Donald Trump’ın seçim bildirgesi ve seçim döneminde öne çıkardığı söylemler yönünde bir politika uygulaması halinde Türkiye Ekonomisine doğrudan etkisi sınırla kalacak olsa da uygulamaya koyacağı ekonomik politikaların Türkiye ekonomisi üzerinde sınırlı etkisi olacaktır. Serbest Ticaret anlaşmalarına karşı olan Trump korumacı politikaları devreye alması durumunda hali hazırda kırılgan olan küresel ticaretin büyüme hızı daha da yavaşlayacaktır. Daralan ticaret hacmi Türkye’nin ihracat pazarlarına dönük rekabet gücünü zorlaştırıcı bir etki yaratabilir. Diğer yandan AB ile ABD arasında yapılması planlanan serbest ticaret anlaşmasının tehlikeye düşmesi Türkiye açısından oluşacak dezavantajlı durumun önüne geçmiş olması pozitif gelişme. Türkiye’nin ana ihracat pazarının Avrupa olması Trump’ın devreye alacağı korumacı politikalardan etkilenmesi beklenebilir. Piyasalar açısından Trump’ın FED dönük negatif söylemleri belirsizliği artırırken mega altyapı yatırım projelerinin yaratacağı enflasyonist etki emtia fiyatlamalarını pozitif yönde etkilerken küresel faizlerin hızlı artmasına neden olabilir. Trump’ın korumacı ekonomi politikalarına Güçlü ABD doları ve yüksek küresel faizlerinde eklenmesi gelişen ülke piyasalarını olumsuz yönde etkileyebilir.

"TURİZM ÜZERİNDE BASKI OLUŞUYOR"
Türkiye’nin çevresinde yaşanan sorunlar devam ediyor. Irak ve Suriye’deki gelişmeler ortada. Bu durum Türkiye ekonomisini nasıl etkiliyor?
Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmeler bir yandan söz konusu ülkeler ve Ortadoğu ya dönük ihracatı olumsuz etkilerken diğer yandan çatışma ortamının yarattığı güvenlik endişesi ve terör olaylarına dönük olumsuz etkileri Türkiye’nin turizm gelirleri üzerinde baskı oluşturmakta. “YENİ BİR NOT İNDİRİMİ OLURSA!..” Kredi derecelendirme kuruluşları 2016 yılında Türkiye’nin kredi notunu düşürmüştü. 2017 için öngörünüz nedir? Not indirimi ya da not artışı bekliyor musunuz? 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası aceleci bir hamle ile Türkiye’nin notunu düşüren S&P ve Moody’s bu kararlarını dışsal risklerden dolayı Türk ekonomisinin şoklara karşı kırılgan bir durumda kalabileceği gibi dayanaktan yoksun bir takım varsayımlarla gerekçelendirdiler. Türkiye’nin iki yatırım yapılabilir notundan birisini düşüren Moody’s sonrası gözler FITCH’in gelecek yılın ilk çeyreğinde yapacağı not değerlendirmesine çevrildi. FITCH’ın Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu koruması durumunda Türk lirası varlıklar üzerinde fazladan varolan baskı kalkmış olacak diğer yandan FITCH tarafından gelecek olası bir not indirimi Türkiye’nin son yatırım yapılabilir notu da kaybetmesine neden olacak. Notun indirilmesi kısa süreli bir çalkantı yaratsa da fiyatlaması Moody’s kadar etkili olmayacaktır.

"GLOBAL RİSKLER BÜYÜMEDE BASKIYI ARTTIRIYOR" 2017, Türk ekonomisi adına nasıl bir yıl olacak?
Genel bir değerlendirmede bulunur musunuz? Avrupa’da yaşanan siyasi kriz, Global faizlerde yaşanan yukarı yönlü eğilim, Çin kaynaklı riskler ve Trump Başkanlığında başlaması muhtemel ticaret savaşlarının Global ekonomiye dönük riskleri artırdığı bir ortamda Türkiye Ekonomisinin büyümesini bir miktar baskı altına alabilir. Diğer yandan yatay seyir izleyen enerji fiyatlarının cari açık kalemine pozitif katkısının sürmesini bekliyoruz. Bölgesel risklerin gerilemesi turizm sektörünü tekrar hareketlendirebilir. Ayrıca İhracatımızın yarıya yakınını yaptığımız Avrupa’da yaşanan toparlanmanın sürmesi ihracatın kanalı ile ekonomik büyümeyi destekleyecek diğer bir etken olarak öne çıkıyor.

Petrol ve emtia fiyatları düşüş trendini sürdürüyor. 2017’de dolar, euro, borsa, altın, petrol fiyatları, cari açık, faiz ve işsizlik rakamları için tahmininiz nedir?
Usdtry 3.60
Euro 3.80
Borsa 85000
Xauusd 1320
Petrol 58
Cari açık 37
Faiz 8
İşsizlik 11

Yatırımcılara 2017 için tavsiyeleriniz nelerdir? Yatırımcılar hangi alanda yatırım yapmalı sizce?
Global ekonomiye dönük riskleri artırdığı bir ortamda dengeli bir portföy çeşitlendirmesi orta risk iştahına sahip bir yatırımcı için ideal olacak.

P ö r t f ö y
% 35 hisse
% 30 tahvil
% 10 repo
% 10 altın
% 10 dolar
% 5 euro

Yorum Gönder